SIRADAN BİRİ OLMAK İSTEMİYORUM

Kimi zaman bu sorulardan, sorgulamalardan o kadar sıkılıyorum ki, düşünmeden yaşamak istiyorum bir böcek gibi. 
Bilmek de yetmiyor, bildiklerimi uygulamaya gelince işler iyice sarpa sarıyor. Bazı kararlar veriyor, yapamıyorum. Kafam çok karışık... 
Seninle konuşunca biraz rahatlıyor, beynimi kemiren kuruntulardan kurtuluyorum. Sonra yine saldırıyorlar, arılar gibi."

Sen böcek olamazsın ki. Böcekler düşünmeden yaşayabilirler ama sen, asla!
Çünkü insansın, çünkü geçmişi hatırlar, gelecekten kaygı duyarsın.

Böceklerin makamı sabittir. Ne ileri giderler ne geri. Ne alçalırlar ne de yükselirler. Budur onların kaderi.
Sen insansın! Evrenin özüsün. İmkânlar hazinesisin. Her an yükselmek de elinde, alçalmak da.
Hayat yol ayrımlarıyla dolu. Her an dikkatli olmak zorundasın. Ufak bir gaflet uçuruma yuvarlanmana sebep olabilir.
Ben şu kadar yol gittim, hedefe yaklaştım, artık bir şeycik olmaz, diyemezsin.
Evet, sınav sürüyor, şeytan boş durmuyor, işini yapıyor. Vehimler, vesveseler, kuruntular atıyor insanın kalbine.
Şeytan, en çok senin gibilerle uğraşır. Çünkü yitirdiklerini yeniden kazanmaya çalışır.
Düşünsene, gafiller zaten onun emrindedirler. Kulübünün üyeleri gibidirler. Niye zaman kaybetsin emrinde olanlar için.
Fakat yeri gelmişken şunu da söylemeliyim: Sorular bataklık sinekleri gibidir, öldürmekle bitmez.
Bataklık kurutulacak, başka çare yok. Kurutmanın yolu Rabbini tanımandan geçiyor.
Önce iman, sonra marifet, sonra muhabbet... En sonunda, ruha inen büyük bir lezzet...
İmanını artır, onu tanımanın yollarını ara, kalbin ona sevgi nurlarıyla ışıklansın. Böyle yaparsan, daha dünyadayken cenneti yaşarsın.
Pek çok şey var ki kalp gözüyle görülür. Gönül pencereni kirlerden arındırmalısın.
Kalbinle birlikte aklın da nurlanırsa, sorular kendiliğinden cevap bulmaya başlar.
Sadece akıl ayağıyla yürümek kuru felsefedir, insanı bir yere götürmez.