BENİ BANA BIRAMMA

"Bu gece elektrikler kesildi, odam zifiri karanlık oldu. Birden ölümümü hatırladım. 
Karanlıkla ölüm arasında nasıl bir ilişki var bilmiyorum. Ölümü kara ve karanlık gösteren sanat eserlerinin etkisi sanırım. 
Uzun harmanisine bürünmüş, başı kukuletalı Azrail görüntüsü geldi hayalime. Kimi ressamlar böyle çiziyorlar.
Masamın çekmecesinde doğum günümden kalma mumlar vardı, birini yaktım. Not defterim ve kalemim başucumda duruyor zaten.
Sonra da oturdum kısa bir yazı yazdım. Her zamanki gibi şiirle nesir arasında gidip geliyor. Hadi oku bakalım…

“O bir melek. 
Önünde defter, yanında takvim. 
Gün sayar, saat tutar.
Dakik, usta, emin. 
Can alır, can taşır, gider ötelere. 
Kötüye kötü, iyiye iyi bir yere. 
Melek görevli, o bir emir eri. 
Önünde ölü defteri, adlar sıralı. 
Bilirim, benim de adım yazılı. 
Ne zaman, nerede, nasıl? 
Ben bilmem, melek bilmez. 
Yalnız her şeyi bilen bilir!”
Meleklerle ilgili bazı sorular sormak istiyorum sana. Bu sorular çocukluktan beri zihnimin bir köşesinde durur. Fırsat bulup da kimselere soramadım. 
Ne tür melekler var, özellikleri neler, hangi işleri yaparlar, bizimle ilişkileri nasıldır? 
İnsanlarla yakından ilgilenen meleklerden söz ediliyor, hangileridir bunlar, özellikleri nelerdir?"
...
Melekler nurdan yaratılmış masum kullardır. Kötülük yapmaya yetenekleri yoktur.
İmtihana tabi tutulmadıkları için makamları sabittir. Yani konumlarında ne alçalma var ne de yükselme.
İradeleri vardır ama bu irade hep hayırlı olanı tercih eder, iyiye, güzele yönelir.
Kâinattaki işler melekler vasıtasıyla yapılır. Her varlık için bir vekil melek tayin edilmiş. Bunlara ‘müvekkel melek’ denir.
Yıldızların, güneşin, dünyanın, ayın vekil melekleri olduğu gibi, her bir yağmur tanesinin de birer melekle taşındığı hadislerden anlaşılıyor.
Bilgisayarı düşün. Diyelim ses kartını, ekran kartını falan taktın, bunlar hemen çalışır mı? Hayır. Mutlaka 'sürücü' yüklemen gerekir.
Sürücü nedir? Elle tutulan bir şey mi? Hayır, bir yazılım. İşte meleklerle varlıklar arasındaki ilişki de buna benzer.
Ses ve ekran kartı nasıl gözle görülüp elle tutulamayan bir yazılımla harekete geçiyorsa, kainattaki varlıklar da, mesela bulutlar, denizler, yağmurlar vesaire, meleklerle hareket ediyor, görevlerini yapıyorlar."
Eski zamanlarda yaşamış meşhur bir hattat “Her harfi bir melek bekler” dermiş. Ne hoş bir söz!
Yaptıkları işlerin önemine göre dereceleri, rütbeleri bulunur. En büyükleri Hazreti Cebrail, Mikail, İsrafil ve Azrail'dir. Bunlar öbür melekleri idare ederler. 
Daima insanla beraber bulunan iki melek vardır. Bunlara ‘Yazıcı Melekler’ denir.
Görevleri insanların amellerini kaydetmektir. Biri sevapları, öbürü günahları yazar.
İnsan, tek başınayken bile bu melekler onu terk etmezler. Meleklerin varlığını iman ile hisseden insan hiç yalnızlık çekmez.
Kendi türünün yöneticileri konumunda olan büyük meleklerin ayrı ayrı görevleri var.
Mesela, Cebrail aleyhisselam haber taşır. Emin, güvenilir bir elçidir. Allah, vahyini resullerine onunla bildirir.
İsrafil aleyhisselam ‘hayat verme’ işinde görevlidir. ‘Muhyi’ yani ‘hayat verici’ olan Rabbimizin emirlerini uygular.
Kıyamet günü dirilişte de görev alacak. ‘Sûr’ adlı borazana üfleyerek dirilişi başlatacak.
Mikail aleyhisselam rızıkların yetiştirilmesinde ve ihtiyacı olanlara dağıtılmasında vazife yapar.
Emrine verilen meleklerle birlikte rüzgârları, bulutları, yağışları, bitkileri, hayvanları yaratılış amaçlarına uygun biçimde idare eder.
Azrail aleyhisselam ise ölüm anında ruhları alma görevi yapar. En kıymetli cevherimiz olan ruhumuzu kabir âlemine götürür. Muhabbete layık güvenilir bir emanetçidir.
Kabir âlemine götürülen ruhumuzu orada iki melek karşılar: Münker ve Nekir.
Bir yoruma göre ‘Münker ve Nekir’ birer melek sınıfının isimleridir.
‘Polis’ kelimesi nasıl hem bir tek memuru hem de bir memur türünü dile getiriyorsa işte bu da öyledir.
Her adamın kabrine bunlardan ikisi gönderilir. İmana, ibadete, günaha dair sorular sorarlar.
Hayatı imanla, ibadetle, istikametle geçmiş mümin için kabir melekleri birer arkadaştır, onu yalnızlık azabından kurtarırlar.
Fakat zalimlere, kâfirlere, fasıklara azap ederler. Buna ‘kabir azabı’ denir.
Elhasıl… Hayatın boyunca iki melek hep yanında olacak. Ruhunu bir melek alacak. Kabrinde iki melek tarafından sorguya çekileceksin. Dirilip kalkınca seni mahşer meydanına iki melek götürecek.
Sözün kısası, hep meleklerlesin. İyisi mi onları sevmene bak!