...

Yazar... Writer... Romancı... Novelist... Yaratılış gayesini kitaplarla buldu. Kitabın önemine inanıp on beşinde yazar olmaya karar verdi. Bilimle aklını aydınlatırken manevi ilimlerle de kalbini nurlandırdı. Edebiyatı ‘hakikati en güzel biçimde dile getirme sanatı’ diye tanımladı. Roman ve hikâye türündeki eserlerini hakikat arayıcısı okurları düşünerek yazdı. Kitapları beş dilde yayımlandı. Yayın alanında 'ebedi gençlik kitapları yazarı' diye bilinir.

Facebook                       E-Mail                    Instagram

İNANIYORUM ÖYLEYSE VARIM (Özel İnsanlar Arıyorum Dizisi)


"Sorular ruha batmış dikenlerdir, demiştin bir konuşmamızda. Gerçekten öyle.  Bugüne dek üstünü örterek yaşadım. Ruhumun derin dehlizlerinde bekleyen bir sürü kuruntu beni tırmaladı durdu. Kemirgen sorularla koyun koyunaydım. 
Yanıt aramayı hep erteledim. Yüzleşmekten korktum açıkçası. Yok saydım onları. Tatlı hayatıma sınırlar çizer diye kaygılandım. 
Fakat yok saymakla yok olmuyorlar. Düşünmemek dindirmiyor içimdeki sızıyı. Yeter artık! Kendimi tanımak, kuruntularımdan arınmak, alın yazımla barışmak, huzur bulmak istiyorum.
Felsefeyi konuşalım biraz. Felsefeyi çağdaşlık olarak gören arkadaşlarım var. Her biri bir felsefe akımını benimsemiş. Maddeciler, doğalcılar, evrimciler, olgucular, yararcılar, hazcılar falan. Her fırsatta dine, inanca saldırıyorlar.  
Neyse… Sorularım birikti… Evren nasıl oluştu? İnsan nereden gelir, nereye gider? Yaşamın amacı nedir? İyi, güzel, doğru gibi kavramlar neye göre belirlenmeli? Bilginin kaynağı ne olmalı? Daha da bir sürü soru…  
Bir çanta dolusu felsefe kitabı aldım, başladım okumaya. Ruhum daraldı. Kapalı bir dil kullanıyorlar nedense… Büyücü dili gibi… 
Temel felsefeleri sen anlat bana. En derin konuları bile hayattan misallerle çok güzel açıklıyorsun. Dilin sade, anlatımın akıcı ve etkili.  
Hadi yaz bana. Yanıtsız bırakma. Sana başka anlatacaklarım da var. Kimselere açamadığım sorunlarım birikti."

KULLUĞUM SULTANLIĞIMDIR (Özel İnsanlar Arıyorum Dizisi)


“Bana yazardın, okurdum. İçimde konuşur gibiydin. Kalbimle işitirdim. Ruhum yatışırdı. Bıraktın. Unuttun. Yoksun. Sesime ses vermiyorsun. 
Sensiz geçen gecelerimde sorularım birikti. Kimselere soramıyorum. Hemen aklıma gelenleri söyleyeyim…
"Kâinat kitabı" diye bir tabir kullanmıştın bir ara. Aklımdan çıkmıyor. Bende kalıcı bir etki bıraktı. Ne demektir bu, nasıl?
Bugün yeryüzüne, gökyüzüne, denize bu gözle baktım. Bir kitap okur gibi okumaya çalıştım. Fakat yapamadım. Bu kitap nasıl okunacak? 
İnsanı da düşündüm. Küçük bir canlı. Ne önemi var ki ona melekler secde ediyor, peygamberler gönderiliyor? 
İyi bir dindar olmak için dünyayı terk etmek, işi gücü bırakmak mı gerekiyor? Hem dünyada başarılı olup hem de cennetlik bir kul olmak mümkün değil mi? 
Nefsim azgın, söz dinletemiyorum ona. Sınırlardan rahatsız oluyor. “Nefsine uyma” diyor büyükannem. İnsan onunla savaşmalıymış. Ne demektir nefisle savaşmak? Nasıl olur ki bu?
Taşkınlıklarım oluyor. “Bu son olsun, bir daha mı, asla!” diyorum, fakat dayanamıyor yine gidiyorum. 
Bana yardım et. Kendime nasıl söz dinleteceğim? Kötü huylarımı nasıl düzelteceğim? Nereden başlamalıyım?”

SIRADAN BİRİ OLMAK İSTEMİYORUM (Özel İnsanlar Arıyorum Dizisi)


“Yine okul, sınavlar. Zorunlu birliktelikler… Beni yoruyor bu hayat, bıktırıyor.
Ruhumu ezen görevler bunaltıyor beni. Kaçmak, sinmek, saklanmak istiyorum. Bu kadar yükü taşıyamıyorum.
Zaman bitirici, çaba emici, yeteneklerimi oyalayıcı bir sürü sorun var önümde. Tanıdıklar, yaşadıklarım, yaptıklarım…
Hep daha iyinin umuduyla yaşadım ama bir türlü olamadım. Kendime söz dinletemiyorum bazen. Bunalımlarımın ardı arkası kesilmiyor.
Bazen de görünür hiçbir neden yokken içim daralıyor, nefes alamaz oluyorum. Büyük bir baskı altındayım.
Şeytan daha çok uğraşıyor sanki. Sürekli dırdır edip duruyor içimde. Eskiden bu kadar gelmezdi üstüme. Şimdi, işi gücü benimle. 
Kendi kendime soruyorum bazen… Ben kimim? Bu dünyada işim ne? Bu dünyada ben de bir şey olmalıyım. Sıradan biri olmak istemiyorum.
Beni tanıyor ama yargılamıyorsun. Bu da içimi rahatlatıyor. Sana her derdimi anlatabiliyorum. Bir hayat rehberine ihtiyacım var. Bana bir şeyler söyle.”

SANA HAYRET YAKIŞIR (Özel İnsanlar Arıyorum Dizisi)


"Ruh yoldaşım, sırdaşım oldun benim. Karanlık gecelerimin ışığıydın. Beni hep dinledin, hep anladın. Seni bekliyordum.
Okul başladı… Maddecilerle bir aradayım. Bilim diyor, başka da bir şey demiyorlar. Sürekli tartışıyoruz. Sorularım birikti.
Nereden başlasam? Tamam, ilkin vahiy meselesini konuşalım… Peygambere sözler inmiş. Allah konuşmuş onunla. Bu nasıl olabilir?
Sınıfımızda inançsız biri var. 'Muhammed zeki bir tüccardı. Sürekli gezerdi. Derlediği bilgileri topladı, Kurán böyle ortaya çıktı' diyor. Bence yanılıyor ama bunu ona kanıtlayamıyorum.
'Müslüman toplumlar geri, fakir, ezik. Kurán Allah kelamı olsaydı ona inananlar bu duruma düşmezlerdi' diyor. Neler söylemeliyim ona?
Yaş ya da kuru her şey varmış ilahi kitapta. Sınırlı sayfalardan oluşan bir kitap var elimizde. Her konu nasıl yer alabilir? 
Bir yanda salt akıl ürünü olan felsefeler var, öbür yanda vahye dayanan son kitap. Bunlar bireye ve topluma neler veriyorlar?
İşte böyle şeyler… Lafı uzatmayayım. Madem yüz yüze görüşemiyoruz bari ruh ruha konuşalım. İhmal etme beni."

BENİ BANA BIRAMMA (Özel İnsanlar Arıyorum Dizisi)


"Görünmez varlıklarla ilgili sorular sormak istiyorum sana. Bu sorular zihnimin bir köşesinde bekliyordu. Fırsat bulup da kimselere soramadım.
Kimi insanlar ‘cin’ demek yerine ‘üç harfliler’ veya ‘iyi saatte olsunlar’ gibi ifadeler kullanıyorlar. Nasıl yaratıklardır bunlar? Cinleri, perileri görmek mümkün mü?
İblis ya da şeytan kimdir, necidir? Bana niye düşmanlık ediyor? İnsanı nasıl etkiliyor? Allah niye yarattı ki böyle birini? 
Ruhu nasıl tanımlarsın? Gerçekten var mı, varsa nasıl bir var oluş bu? Kimi insanlar ruh çağırıyorlar. Ruh geliyor mu? Reenkarnasyon mümkün mü?
Evrenin başka yerlerinde hayat var mı? Eğer varsa onlarla iletişim kurabilir miyiz?
Melekleri de merak ediyorum. Ne tür melekler var, özellikleri neler, hangi işleri yaparlar, bizimle ilişkileri nasıldır?
Rüyaları da anlat bana. Nasıl kurgulanıyor. Bir gerçekliği var mı? Rüyada söyleneni yapmam gerekir mi? Rüya nasıl tabir edilir? Rüya ile kader arasında bir ilişki var mı?
Daha da bir sürü soru var zihnimdi. Hepsini konuşalım."

HER ŞEY ÂNINI BEKLER (Özel İnsanlar Arıyorum Dizisi)



"Düşünen, soran, araştıran arkadaşlarım var.  Bazen bir araya geldiğimizde, bazen sanal alemde konuşuyor, tartışıyoruz. 
Son günlerde insanın yazgısı, evrene gelişi, gidişi gibi şeyleri çok konuşuyoruz. Derin mevzulara daldık, içinden çıkamadık. Üstesinden gelemediğimiz konular hakkında seninle konuşmak istiyorum. 
Kaderi konuşalım mesela, sırlar üstü büyük sırrı. Herkesin dilinde fakat anlamını bilen pek az. Ben de anlayamıyorum. Kaderle irade arasındaki ilişkiyi çözemedim mesela. Bana çelişki var gibi geliyor.
Bana kaderi anlat. Herkes kaderini mi yaşar? İnsan hem kaderini yaşayıp hem de nasıl özgür olabilir?Yazılan mutlaka başa gelecekse insan nasıl seçim yapacak?
Kadere ve iradeye inanmak niçin önemli? Başımıza gelen olaylar birer tesadüf mü, tevafuk mu? Kötülükler niçin var? Daha bir sürü soru…   
Bu konuları yalın bir dille, ayrıntılı biçimde anlat bana… Sorularıma yanıt bulup ruhumu yatıştırıncaya dek sürdürelim konuşmamızı."



SONSUZ HAYAT SENİ BEKLİYOR (Özel İnsanlar Arıyorum Dizisi)



"Bir yolcu gibi hissediyorum kendimi. Durdurulması imkansız bir yolculuk. Neler çıkacak karşıma, bilmek istiyorum... 
Bedenden ayrı bir tarafım varsa o nereye gidecek? Bir diriliş söz konusuysa bu nasıl olacak? Bunların akla uygun bir açıklaması var mı?
Bak ne geldi aklıma… Yeryüzünde binlerce yıldır insanlar var. Milyarlarcası ölüp gittiler. Şimdikiler de ölecekler. 
Bu insanların kemikleri bile toz olup savruldu. Kimini bakteriler çürüttü, kimi yandı kül oldu. 
Bu kadar insan nasıl dirilecek? Nasıl yeniden insan olacaklar? 
Bütün bedenlerin yeniden yaratılması, bu bedenlerle ruhların buluşturulması, sonra hepsinin mahşer meydanında toplanması! 
Hakikaten büyük olaylar! Kimi insanlar kabul etmekte zorlanıyor, akıldan uzak görüyorlar. 
Kabirdeyim. Kıyamet koptu. Dünya harap oldu. Bütün insanlar öldü. Ya sonra? Nasıl olacak diriliş? Neler bekliyor beni, bizi?
 Bu konuları bana ayrıntılı biçimde anlatmanı istiyorum. Sıkılır diye düşünme. Sıkılmam."

SONRA BİR GÜN O GELDİ (Özel İnsanlar Arıyorum Dizisi)


"Her gece konuşurduk seninle. Kendimi anlatırdım. Sorularıma yanıtlar verirdin. Uzun süredir yazmadın. Merakta bıraktın beni. Sorularım, sorunlarım birikti. 
Kafede falan arkadaşlarla tartışıyoruz bazen. Son günlerde temel konu peygamber meselesi. 
İnternette bir şeyler okudum, kafam daha da karıştı. Her yanıt yeni sorular getirdi. Bazılarını söyleyeyim…
İnsanlık tarihi boyunca pek çok peygamber gelmiş. Niye öyle? Bir tane yetmez miydi?
'Ne gerek var peygambere, aklımız bize yeter' dedi bir arkadaşım. Deizm diye bir felsefeden söz etti. Nasıl bir şeydir bu?
'Kuran varken hadise gerek yok' diyor kimileri. Hadis mutlaka gerekli mi? Ne kadar güvenebiliriz?   
'İslam yenilenmeli' diyenler var. Hıristiyanlıkta reform yapılmış mesela. İslamda da olabilir mi?
İslam Peygamberi nasıl rehberlik etmiş insanlara? Nasıl bir eğitim uygulamış acaba?
Niye dört mezhep var? Bunlardan birine üye olmaya mecbur muyum? Kafama göre takılsam olmaz mı?
Peygamber en üstün insandır, cennetliktir. Şu hâlde niçin salavat getiriyor, ona niye dua ediyoruz?
Peygamberin adını duyunca gözleri yaşarıyor kimi insanların. Etkisi büyük. Bende niye öyle olmuyor? Muhabbet nasıl doğuyor, nasıl gelişiyor?
İşte böyle… Bekletme beni, hemen yaz. Üstelik yeni sorularım da olacak."

SANA YENİ BİR DÜNYA GEREK (Özel İnsanlar Arıyorum Dizisi)


"Vakit gece yarısını geçti. 
Pencerem açık. 
Çok uzaklardan hüzün dolu bir şarkı sesi geliyor. 
İçimde tanımlanamaz bir daralma var, bir el kalbimi sıkıyor sanki. 
Bu geceye kadar iyiydim, birdenbire geldi hafakanlar. 
Ruhum kabına sığmıyor bu gece. 
Oda, ev, şehir, dünya, evren dar geliyor bana. 
Bir yolculuk etmek, buralardan, kendimden, her şeyden uzaklaşmak, bir yerlere gitmek istiyorum. 
Nereye, bilmiyorum. 
Hani, odaya bir arı girer de sonra çıkmak ister, bir türlü açık pencereyi bulamaz, cama çarpar durur ya, işte öyleyim ben de. 
Sınırlarıma çarpıp duruyorum aralıksız. 
Biri bana açık pencereyi gösterse!"

SENİ SEVEN BİRİ VAR (Özel İnsanlar Arıyorum Dizisi)


"inanmak zor geliyor böyle bir insanın varlığına. sürekli okuyorum, okuyorum... birini bitirip, öbürünü elime alıyorum kitapların. ama hâlâ aynı şaşkınlık üzerimde. 
evet, biz genciz, evet, gelecek biziz, ama bugüne dek bu sözlerin gerektirdiği eylemleri yapan kimseye rastlamadım. biz hep "bekleme" modunda tutulmaya mahkum edildik. kararlar alındı bizim yerimize, kariyerler çizildi, planlar, krokiler... bir cümlemiz vardı hep, ama öznesi olamadık onun hiç. ya gizli özneler girdi araya, ya edilgen fiiller. 
şimdi bir adam çıkmış diyor ki: sen "genç"sin, bu yüzden odağındasın hayatın. zihnine şekil verilecek kıvamdasın, şimdi hamuruna ne katarsan, bundan sonra tabağına hep o çıkacak. 
bu yüzden ilgi gösterilmeli sana, birileri elinden tutmalı ki derin sularda kaybolmayasın, yanlış limanlara uğramayasın. 
bu adam diyor ki, işte önünde derya, bu senin gemin, bu da dümenin, gez, dolaş, keşfet, korkma bilinmeyeni aramaktan ama sana bir rehber lazım mutlaka. 
bazen kendi rehber oluyor, bazen rehber kitaplar, insanlar gösteriyor... 
haksız mıyım ben şaşırmakta?"
(okur yorumu)

UYKUMU GERİ VER! (Kalem Tutan Eller Dizisi)


...
“Yapamazsın" dediler.
"Daha gençsin, hayatı tanımıyorsun" dediler.
"Başkaları denedi, olmadı" dediler.
Fakat o inanmıştı bir kere.
"Engeller aşılmak içindir!" diyordu.
Denemek ve başarmak istiyordu.
"Başaramazsam, denedim, olmadı" derim diyordu.
İleriki yıllarda "Ah, niye denemedim ki!" demek istemiyordu.
Kararlıydı.
Bu duygularla sarıldı kaleme.
"Her insan bir kitap ve okunmayı bekliyor!" diye çıktı yola.
İnsanların gizli dünyalarını keşfetti.
İlginç serüvenlerle karşılaştı.
Yazdı ve başardı.
...

ANNE NEDEN KEDİLERİN ELLERİ YOK? (Kalem Tutan Eller Dizisi)


...
"İnsanı makine sanıyorlar. Bozuldu, hadi tamir edelim. İnsanım ben, insan! Hayallerim, duygularım var. Hem, anılara da saygı gösterilmeli. Saygı, evet. 
Bu defterde insan var. İnsanlar var… İnsan katmanlardan oluşur. Hep kendinle yaşarsın ama kendini hiçbir zaman tamamen tanıyamazsın. Bir tek benin içinde nice benler vardır. 
Bir de hatıralar... Hayat parçaları... Yaşamdan süzülmüş damlalar… Kaynaktan haber veren sızıntılar… Bilinmez bir yerlerden geliyor… Yazılmış ya da yazdırılmış."
...

GİZEMLİ GÖLGELER ÜLKESİ (Tılsımlı Serüvenler Dizisi)


Bu kitapta bastığı yeri titreten devlerin, kan grubu ayırt etmeyen vampirlerin, kollarını kaldırıp gözlerini belerterek yürüyen zombilerin, oraya buraya uçuşan hayaletlerin, alev saçan ejderhaların, kısacası “Tu destur!” dediğin bütün o öcülü böcülü mevzuların gerçek öyküsünü okuyacaksın…
Ayrıca kimlerin kara büyü yaptığını, tarihte adı geçen vampirsavarların vampirleri nasıl savdığını, cadılığın sadece fettanlık alameti olmadığını göreceksin.
Masallarda, efsanelerde, mitolojide, dizilerde, filmlerde adı geçen vampirler, cadılar, zombiler, hayaletler vesaire gerçek mi yoksa hepsi uydurma mı? Oku ve sen karar ver!

SIRLARLA DOLU BİR ADAM (Tılsımlı Serüvenler Dizisi)


“Şimdi yaklaş!” dedi. 
Yaklaştım. 
Elini kalbimin üstüne koydu. 
“Gözlerini kapat!” 
Kapattım. 
Ne yaptı, ne okudu, bilmiyorum. 
Kalbimde bir hafifleme hissettim. 
Tatlı bir huzur sarmıştı ruhumu.
Biraz daha bekledikten sonra gözlerimi açtım. 
O yoktu.
Sırrolmuştu!

KOLAY, KISA, KEYİFLİ FELSEFE


Ben veciz konuşmayı seven bir kitabım... 
Felsefenin özünü, özetini, temelini anlatıyorum sana. 
Filozofları tanıtıyorum tarih sırasına göre, yaşantılarından söz ediyorum. 
Temel düşüncelerini açıklıyorum kısaca. 
Fakat önemli ayrıntı var anlatımımda. 
Filozofların da birer ‘insan’ olduklarını hiç unutmuyorum. 
Öyle ya, soyut birer isim, birer düşünce makinesi değildi ki bu faniler... 
Bana ‘veciz bir felsefe tarihi’ de diyebilirsin. 
İnsanoğlunun iki bin beş yüz yıllık düşünce serüvenini anlatıyorum bir öykü tadında. 
Felsefeyi merak eden herkes anlayabilir beni.

BİR GİZLİ HAZİNE İDİM (Tılsımlı Serüvenler Dizisi)


Bunlar eski diyarların haberleridir.
Hepsi ‘mühürlenmiş’ bir kitapta…
Karanlıkları delen yıldız… Yeryüzünü kaplayan tufan… Dumansız ateşten yaratılan mahlûklar… Tapınak yapan cinler… Saba melikesi Belkıs…
Beşiğinde konuşan bebek… Diriltilen ölüler… Mektup taşıyan Hüdhüd kuşu… İnsan suretinde melekler… Yarılıp yol veren deniz… Hünerli sihirbazlar… Zülkarneyn, Yecüc ve Mecüc…
Kaderin sırlarını bilen adam… Etkisi bir ömür süren rüyalar… Balığın karnında yolculuk… Benzeri söylenemeyen sözler… Cennetteki prolog…
Görkemli sütunlar sahibi İrem, kayaları yontan Semud, ehramlara gömülü Firavunlar… Üç yüz dokuz yıl süren uyku… Mucizeler ve nice akıl almaz olay…
Bu kitapta hayal gücüne meydan okuyan
gerçekler var!

HAYAT SEVİNCE GÜZEL (Kalem Tutan Eller Dizisi)


Ben yıldız yoklardım karanlıkta, incir ağaçları gülümserdi. 
Zaman, kim bilir ne zamandı… 
Hatta belki çocuktum. 
Susardım, sessizliğim şiirdi… 
Sen öyle uzaktan, acıta acıta bakardın bana. 
Gözlerin kömür kömürdü. 
Elimdeki gergefe gül işlerdim ben. 
Çünkü sevginin yaşı o zamanlar bir ömürdü. 
Zaman, kim bilir ne zamandı, hayat bahardı, hatta belki çocuktum.
Sıcacık, hayat dolu gençlik öyküleri… 
Çilek kokulu yılların ve sevimli hayatların kitabı…


YAZAR OLMAK İSTİYORUM (Kalem Tutan Eller Dizisi)


Bu kitabı yıllar önce yazmıştım. 
Büyük ilgi gördü, sevildi, benimsendi. 
Üst üste defalarca basıldı. 
Bu vesileyle okullara ve yazarlık atölyelerine davet edildim, konuyla ilgili seminerler, konferanslar verdim. 
Benimle iletişim kuran yazar adaylarının sorunlarını dinledim, yardımcı olmaya çalıştım. 
Yıllarca yayın danışmanlığı yapmam hasebiyle yayıncılık alanını da tanıma imkânı buldum. 
Katıldığım fuarlarda yerli ve yabancı editörler ve yayıncılarla tanıştım, konuştum.  
Deneyimlerim, gözlemlerim ve izlenimlerim epeyce birikmişti. 
Kitabın yeni basımı yapılmadan önce metni bir kez daha elden geçirdim. 
Bazı bölümlerini yeniden yazdım. 
Metne yayıncılarla yaşadıklarımı da ekledim. 
Madem her yazar günü gelince eserlerini yayımlatmak isteyecek, başına gelecekleri önceden bilsin istedim. 
Günümüz dünyasında yazılı iletişimin önemi sürekli artıyor. 
Her el ister istemez kalem tutuyor. 
Düşüncelerini etkin bir yazı diliyle anlatabilenler daha başarılı oluyorlar. 
Bu gerçekten hareketle, metni yenilerken, yazar olmak niyeti gütmeyen ama kendini yazarak da ifade eden herkesi göz önünde bulundurdum. 
Muhtevası yenilenen ve zenginleşen kitabımın, kelimeleri etkili biçimde kullanmak isteyen herkese, özellikle öğrencilere yararlı olmasını diliyorum.

BENİ YALNIZ SEN ANLARSIN (Kalem Tutan Eller Dizisi)


Yaban meyveleri tadında öyküler… Severek okuyacaksın. Sıradan gibi görünen insanların zengin iç dünyaları, hayatın anlamlı ayrıntıları şaşırtacak seni… Sarsılacaksın, gülümseyeceksin okurken, gözlerin dolacak belki de… Hayata bakışın asla eskisi gibi olmayacak bu kitabı okuduktan sonra… Daha bilge, daha duyarlı, daha mutlu olacaksın… Bu kitabı herkes okuyabilir ama herkes anlayamaz… Belki de onu yalnız sen anlayacaksın.

SENSİZ AMA SENİNLE (Kalem Tutan Eller Dizisi)


"Dün kitaplığımdan okumak için kitap bakıyordum, Sensiz Ama Seninle kitabını gördüm. 
Hemen başladım okumaya Ömer Abi. 
Ben aslında her kitabında senden kesitler ararım ama bu kitabında seni buldum... 
Öyle güzeldi ki. 
Üslubuna her zaman hayran olurum ama bu kitap çok başkaydı. 
Sensiz ama seninleydi...
Kitabı okurken bittiğinde sana yazmanın hayalini kuruyordum. 
Ve yazıyorum, umarım okursun. 
Daha okumam gereken çok kitapların var ve her gün birini alıp okumak çok huzur veriyor... 
Bana rehber olarak senin kitapların yetti. 
Bazen bir dost, bazen de büyüğüm gibi o kitaplar. 
Her şeyden önemlisi her zaman yanımdalar."
A.Sergen

BENİ ARARSAN BULURSUN (Mervin)


Susuyordum. 
Sımsıkı tutmuştum dilimi. 
Kalbim konuşuyordu onun yerine...
"Hayır baba, yanılıyorsun! 
Ben büyüdüm. 
Ben bir seçim yaptım. 
Şeytana kölelikten şimdi kurtuldum. 
Beni azarlama, beni ezme, beni incitme, yeteri kadar incindim zaten. 
Bir ömür sevmeni bekledim beni. 
Evet, besledin, büyüttün, ne istediysem verdin ama kendini vermedin bana. 
Seninleydim ama sensiz büyüdüm. 
Bedenimi giydirdin ama ruhumu açıkta bıraktın. 
Ruhum üşüdü baba, sarılıp da ısıtmadın. 
Ne zaman uzatsam havada kaldı elim. 
Görmüyor musun? 
Hissetmiyor musun? 
İçimde bir çocuk var hâlâ... 
Küçük yaşta annesiz kalan bir çocuk asla büyüyemiyor, anlamıyor musun? 
Sev onu, başını okşa, elinden tut. 
En zor zamanlarında yapmadın, hiç olmazsa şimdi yap bunu... 
Evden ayrılırken, bir umuda yürürken, belki de bir daha görüşememe ihtimalini düşünerek..."


KALBİNİN SESİNİ DİNLE (Kalem Tutan Eller Dizisi)


"Serin yaz gecelerinin, beyaz gül kokularının, uzaklardan ezan sesleri taşıyan rüzgârların ve hayatın özlemi vardı sesinde... Adam yerinden kalktı, gözlerini kapattı, sesin nerden geldiğini anlamaya çalıştı. Birden gözleri dehşetle açıldı. Ses, içinden geliyordu! Kuş, adamın ruhunda ötüyordu artık!"

Tatlı bir söz, sıcak bir tebessüm, anlamlı bir yüz... Hayatın incelikleri, sevginin en gerçek hâli, hepsi senin için yazılmış samimi insan hikâyeleri... Sen de bazı gecelerde hayran gözlerle gökyüzüne bakıyor, kâinattan gelen sesleri dinleyip, var olan her şeyin bir işaret olduğunu seziyorsan, eminim seveceksin bu kitabı. Çünkü kalpten doğan kalbe yazılır. Ve en güzel hikâyeleri 'O' anlatır.

ALLES WARTET AUF SEIN MOMENT


'Her Şey Ânını Bekler' adlı kitabımız Kültür Bakanlığı'mızın desteğiyle Almancaya çevrildi ve Almanya'da yayımlandı.
...
„Ach, ich! Gib deinem Leben Sinn. Zähle die Augenblicke deines Seins. Nimm das Leben leicht, als sei es eine Feder. Überlasse dich den Wogen des Schicksalsozeans. Tu nur, was du tun muss und warte dann. Sei nicht gierig! Wenn du zappelst, gehst du unter. Leidenschaften beschleunigen deinen Sturz. Ergebe dich!“


Mail Bestellung

VERTRAUE DICH DEM BESITZER DEINES HERZENS AN


'Kalbinin Sahibine Emanet Ol' adlı kitabımız Kültür Bakanlığı'mızın desteğiyle Almancaya çevrildi ve Almanya'da yayımlandı.
...
Du bist in der Ferne und vielleicht ist genau das der Grund, weshalb ich dich so vermisse. Hätte ich dich gefunden und wäre bei dir angekom men, würde ich mich dann immer noch so nach dir sehnen? Ich weiß es nicht. Vielleicht fände meine Sehnsucht
ein Ende, gefolgt von einer tiefgreifenden Stille. Wie dem auch sei, mein Seelengefährte, Leuchtturm meiner dunklen Ozeane. Dein Schweigen hat lange gewährt. Erhöre mich endlich.

Mail Bestellung

OHNE DICH, ABER DOCH MIT DIR


'Sensiz Ama Seninle' adlı kitabımız Kültür Bakanlığı'mızın desteğiyle Almancaya çevrildi ve Almanya'da yayımlandı.
...
Ich weiß nicht welchen Nutzen meine weit abseitige Seele von deinem Lesen des Heftes erwartet, das zu dir gekommen ist um mich dir mitzuteilen. Obwohl ich nicht bei dir bin, während ich diese Zeilen schreibe, ist es dennoch schön dich bei mir zu fühlen und zu wissen, dass du dich beim Hineinblicken in das Heft mit mir beschäftigst. Kläglich und schön! Genauso kläglich und schön wie die Gefühle bei der Beobachtung der sich vollkommen in Gelb verwandelnden Natur im Spätling. So kläglich und schön wie das Betrachten des Sonnenuntergangs und das Zerfallen der Blütenbl.tter einer reifen Rose.

Mail Bestellung

ICH KONNTE DICH NICHT DIR SELBST UBERLASSEN



'Seni Sana Bırakamazdım' adlı kitabımız Kültür Bakanlığı'mızın desteğiyle Almancaya çevrildi ve Almanya'da yayımlandı.
...
Jeder Mensch ist ein Original, aber nur wenige wagen es, sie selbst zu sein.
Willst du anders sein als die anderen? 
Dann sei du selbst!


Mail Bestellung

DU BRAUCHST EINE NEUE WELT!


'Sana Yeni Bir Dünya Gerek' adlı kitabımız Kültür Bakanlığı'mızın desteğiyle Almancaya çevrildi ve Almanya'da yayımlandı.
...
Lies! Lies das Leben ... 
Lies dich selbst ... 
Lies das Universum ...
Lies das Buch ... 
Widersetze dich allem, was jenseits der Realität liegt.
Halte dich an der Wirklichkeit, mache dich frei. 
Sei kein gewöhnlicher Mensch. Sei grundehrlich.
Falle auf Lügen nicht herein und bleibe nicht auf der Oberfläche.
Vertiefe deine Gedanken.
Höre! Das Leben spricht zu dir.
Schau! Du hast eine Nachricht erhalten.
Lies! 
Das letzte Buch ist für dich herabgestiegen...


Mail Bestellung

MERVIN „DU FINDEST MICH, WENN DU MICH SUCHST“



'Mervin / Beni Ararsan Bulursun' adlı kitabımız Kültür Bakanlığı'mızın desteğiyle Almancaya çevrildi ve Almanya'da yayımlandı.
...
Die abenteuerliche Geschichte eines Jungen, der mit fünfzehn Jahren als Offiziersanwärter am Krieg teilgenommen hatte, der die schlimmsten Gräueltaten und die unstillbaren Schmerzen erleben musste... der die Existenz schonungslos hinterfragte, der aber auf der Suche nach seiner Persönlichkeit trotz aller Widerstände den Fortschritt wählte, der, nachdem er die bittersten Entbehrungen erleben musste, den Grund des Seins und der Liebe entdeckte, der ein unvergleichbarer Charakter war...
Sie werden Mervin nach der Lektüre dieses Buches, das in einer einfachen und dynamischen Sprache geschrieben wurde, aus nächster Nähe kennen lernen, werden Zeuge seines aufregenden Lebens und ich bin sicher, Sie werden ihn lieben...


Mail Bestellung

DAS EWIGE LEBEN WARTET AUF DICH!


'Sonsuz Hayat Seni Bekliyor' adlı kitabımız Kültür Bakanlığı'mızın desteğiyle Almancaya çevrildi ve Almanya'da yayımlandı.

...

Ich weiß, manchmal ist dir die Welt zu klein…
Die Flügel deiner Seele berühren den Himmel…
Du glaubst inständig, dass das ewige Leben auf dich watet!
Du brauchst ein Buch, das deine Sprache spricht und genauso frei ist wie du selbst…
Ich galube, wir könnten gute Freunde werden…
Was meinst du?


Mail Bestellung

ES GIBT „JEMANDEN“, DER DICH LIEBT


'Seni Seven Biri Var' adlı kitabımız Kültür Bakanlığı'mızın desteğiyle Almancaya çevrildi ve Almanya'da yayımlandı.

...

Ein Schriftsteller und ein junges Mädchen, das davon träumt, Schriftstellerin zu werden... Und in der Umgebung der beiden eine ganze Reihe interessanter Typen... Die Erlebnisse werden sowohl tatsächlich gelebt als auch aufgeschrieben... Wir blicken durch die Augen der Protagonisten auf das Leben... Das Mädchen bereitet sich gerade auf das Abitur vor... Sie muss wichtige Entscheidungen für sich treffen... Manchmal gerät sie in eine Krise, rebelliert dann laut... Aber die Zeit bleibt nicht stehen, das Leben wartet nicht...
Die anstehende Entscheidung muss so schnell wie  möglich getroffen werden... Die beiden reden über Philosophie, über den Menschen, über das Schicksal... Manchmal ereignen sich interessante Dinge, interessante
Figuren betreten die Bühne und sind Gast in diesem Buch...
Ein Buch, das jeder Jugendliche lesen sollte, der sich selbst besser kennen lernen und seine Begabungen entwickeln möchte, der auf der Bühne der Welt die für sich bestens geeignete Rolle auszusuchen wünscht...


Mail Bestellung

'MERVIN' SEARCH, AND YOU WILL FIND ME



'Mervin / Beni Ararsan Bulursun' adlı kitabımız İngilizceye çevrildi ve yayımlandı.

...

Mervin is a story of the development of a young german officer during World War II. We are taken in this life from his rose-colored years of naivete and innocence through his experience first hand with the destruction and atrocities of war. We live his life with him as he grows up as a young man in Nazi Germany going to university in the midst of the rise of the Third Reich. We are with him when he falls in love for the first time and when he holds a weapon for the first time. We are captured and taken to a prison camp along with him, and likewise we too are able to make our escape when he does.
We are next to him the first time he meets an American soldier. All of these events and images together make up the portrait of Mervin, a young man who is seeking himself and finding meaning in a world which has been left in smoldering ruins around him. From those ruins, like his country and his world, he begins to rebuild himself.

THE ETERNAL LIFE AWAITS YOU


'Sonsuz Hayat Seni Bekliyor' adlı kitabımız İngilizceye çevrildi ve yayımlandı.

...

A book that relieves you from the fear of death.....
....
You are an intelligent person..... One who reads, thinks, and wants to understand the meaning of life.... Your mind just won’t settle down..... You have questions, interrogations.... You don’t want to be just anyone. You ask “Who am I? Why am I in this world, where am I heading, What will happen after death?” You can’t live without thinking... You can’t stop the voice of your heart... I know, sometimes you can’t even fit into this world.... The wings of your heart touch the skies..... You believe with all your heart that an eternal life awaits you... 
You need a book which talks in your language, that has answers for all your questions, a book that “is as free as you”.... What do you say, it seems to me that we could be good friends...

SHORT, EASY, FUN PHILOSOPHY


'Kolay, Kısa, Keyifli Felsefe' adlı kitabımız İngilizceye çevrildi ve yayımlandı.

...

Read Me!
Man is the essence, conscious and mind of the universe. He is the one who can want without any limits and choose freely. Since he has become the most mature fruit of this eternal universe, he does not stop at anything and has been searching ever since for the reason of his existence.
There are paths before the mind and every single thinker opened a new path in his own way for those who followed him. And each has said, “Mine is the truth!”.
The shadows of their lifestyles, emotions and dispositions have reflected onto their philosophies. Each of them called their audiences to their own path and way.

LIFE IS BEAUTIFUL WHEN ONE LOVES


'Hayat Sevince Güzel' adlı kitabımız İngilizceye çevrildi ve yayımlandı.
...


If you are the type who enjoys small details, curious about the colourful, inspiring lives of others, and if you want to read a book with a true Mediterranean soul, then this is for you!

ALIZARIN
I was in year ten. All I had was two shirts. One was old and I would wear it at home. The other was pretty new and I used to wear that when I would go to school.
Our relative, who was working in Germany, had given it to my mum. “Look, it’s brand new… Let the kid wear it” he had said. 
Well, actually it was pretty big for me but who cares, it was new. And it’s size wasn’t obvious under a jacket.
I hadn’t even cared as it was a summer shirt, I used to even wear it in the middle of winter. The shirt was green, one of those “greens” which grabbed everyone’s attention.

THERE IS ONE WHO LOVES YOU



'Seni Seven Biri Var' adlı kitabımız İngilizceye çevrildi ve yayımlandı.
...
Then one day she meets a guy on the internet. He is an intelligent, writer, who has similar interests, whose lifestyle is actually based on these interests.
Then there comes a strong connection, chemistry between them... This book is a door to a journey that they started together... a story of searching for the truth.

...
“To come across and meet in a virtual world… Weird but nice… I read your writing, it made me think. Your words touched some place inside of me…

You do not know who I am. It’s not like I know myself either.
Of course, you will get to know me in time. It would be wrong to say I am like this. One cannot look at one’s self objectively. I have tried it, it just doesn’t work that way.

İMA NEKO KO TE VOLİ


'Seni Seven Biri Var' adlı kitabımız Boşnakçaya çevrildi ve Bosna'da yayımlandı.

Kada počneš pitati pitanja kao što su: „Kakvo je značenje života, odakle ja dolazim, šta će se desiti nakon smrti?“, jedini odgovor koji dobijaš jeste: „Jesi li ti luda?“. Ili ti mogu reći: „Jesi li se posvađala s dečkom?“. Ne mogu zamisliti da se i normalni ljudi mogu raspitivati o životu... Kao da mi je stalo do njih!
Jedna pametna djevojka... Ona čita knjige... Misli... Postavlja pitanja... Niti vjeruje, niti odbacuje vjerovanje... Kolebljiva je... Interesuje je književnost... Piše radove... Zainteresirana je i za filozofiju...Jednog dana upoznaje jednog pisca preko Interneta. On je veoma interesentan čovjek čiji se životni stil sastoji od čitanja, razmišljanja i pisanja...
Unatoč tome što nikada nije vidjela piščevo lice, među njima se razvija jaka veza... Jedno drugom pišu o svim životnim temama... Kako vrijeme teče, tako i teme postaju dublje i interesantnije... Jedna originalna knjiga koja se dotiče fundamentalnih pitanja, koja se u svakom vremenu tiču svakog čovjeka...
To je esej zajedničkog razmišljanja... Priča o potrazi za istinom... Na taj način se obraća svojim čitateljima...
„Ako dovoljno raširiš svoje ruke, nikada nećeš biti sam, ako nikada ne ostaneš bez nade, letjeti ćeš bez krila... Ako živiš onako kako vjeruješ, nikada nećeš postati rob... Naći ćeš sebe svaki put kada kreneš u potragu za istinom...  Shvatit ćeš život onog trena kada shvatiš cvijet... Ako svoje srce budeš držao toplim, nećeš ni goriti... Zapravo, ti si jedna knjiga, ako znaš kako trebaš čitati...“

www.rejhan.net

JA, KJO ESHTE JETA


'İşte Hayat Böyledir' adlı kitabımız Arnavutçaya çevrildi ve yayımlandı.
...
Not: Bu kitabın 1000 adedi, Sırp zulmünün tüm şiddetiyle sürdüğü günlerde Arnavutluk ve Bosna'ya gönderilmiş, manevi destek amacıyla Arnavutça bilen gençlere okutulmuştur.



15 TEMMUZ HATIRASI...

15 Temmuz gecesi saat 23.00 sularında darbe haberini aldım. Üç twit yazıp insanları meydana davet ettikten sonra Sakarya vilayet binasının önüne gittim ve gün ışıyana dek nöbet bekledim. Milletim için tam bir şahlanış gecesiydi. Tarih ve saate dikkat!

iletişim kutusu

Ad

E-posta *

Mesaj *