Mervin dışında bütün kitaplarınızı okudum. Yeni bir kitap daha çıkarmanıza da çok sevindim... Sizin elinize kalem çok yakışıyor. Bizim yaşımızdakilerin duygu ve düşüncelerini kusursuz bir şekilde aktarıyorsunuz kağıda. Fakat sizin kitaplarınızı sadece okumuş olmak için okuyanlara acıyorum ben. O kitaplar çok kıymetli. Ben, siz ve sizin kitaplarınız sayesinde yazıya niyetlendim. Çok sık yazabiliyorum demiyorum elbette. Sadece, ilhamı bulduğum zamanlarda kendi yorumumla fena olmayan yazılar çıkartabiliyorum. Sizin izinizden gidiyorum diyelim ! Işığınızın hiç sönmemesi dileğiyle yeni kitaplarınızın yollarını gözlüyoruz!
Ayşegül
...
Ben kitap fuarında görmüştüm sizi. Hatta kitaplarımda imzalı.''Seni Seven 'Biri' Var'' adlı kitabınızı okuduğumda başlarda pek bir şey anlamamıştım.Lakin kitaplarınız gerçekten çok güzel.5 kitaın 4'ünü okudum ama 'Her Şey Anını Bekler' adlı kitabını almamışım.Çok üzüldüm gerçekten.Üstelik çevremde bulamıyorum da. :( Ordaki liselinin yerine koydum da kendimi galiba çoğumuz böyle problemler yaşıyoruz.Keşke dedim böyle yazışabileceğim biri olsaydı da kimseye soramadığım şeylerin cevabını alsaydım.Biraz düşündüm de neden olmasın ki ? :)Keşke bir kez daha yüz yüze görüşme fırsatımız olsaydı.Eğer bizim liseye gelme imkanınız olsa idi öğretmenime söyler, sizi lisemize davet ederdim. Umarım en kısa zamanda cevabı alabilirim.İrtibat halinde olursak çok sevinirim.Bu sayede bana büyük bir iyilik yapmış olacaksınız.Görüşmek dileğiyle...
Ayşegül
...
Siz, benim edebiyata adım atmamı sağladınız. Sadece teşekkür etmek istedim.
Betül
...
Ben kitap fuarında görmüştüm sizi. Hatta kitaplarımda imzalı.''Seni Seven 'Biri' Var'' adlı kitabınızı okuduğumda başlarda pek bir şey anlamamıştım.Lakin kitaplarınız gerçekten çok güzel.5 kitaın 4'ünü okudum ama 'Her Şey Anını Bekler' adlı kitabını almamışım.Çok üzüldüm gerçekten.Üstelik çevremde bulamıyorum da. :( Ordaki liselinin yerine koydum da kendimi galiba çoğumuz böyle problemler yaşıyoruz.Keşke dedim böyle yazışabileceğim biri olsaydı da kimseye soramadığım şeylerin cevabını alsaydım.Biraz düşündüm de neden olmasın ki ? :)Keşke bir kez daha yüz yüze görüşme fırsatımız olsaydı.Eğer bizim liseye gelme imkanınız olsa idi öğretmenime söyler, sizi lisemize davet ederdim. Umarım en kısa zamanda cevabı alabilirim.İrtibat halinde olursak çok sevinirim.Bu sayede bana büyük bir iyilik yapmış olacaksınız.Görüşmek dileğiyle...
Habibe
...
Selamun Aleyküm.. "çırpınıştır hayatı kanatlandıran" bu kitap adı Kalbinin Sesini Dinle kitabınızda kitaplarınız bölümde yazıyor.. Kitaplarınızı severek okuyorum.. Hedefim tüm kitaplarınızı okumak.. aslında yazma konusunda çok beceriksizim fakat sizi okuyup birşeyler karalamamak imkansız gibi.. sevgiler
Ayşenur..
...
Ömer Abi Merhaba! Nasılsınız? İyi olmanız dileğimle. Asıl mesajımın konularına geleceğim. Kitaplarını severek okuyorum. Yazdıklarınız bana gerçekten çok fazla şeyin farkına varmamı sağladı. Bir Alemsin de yazdıklarınızda felsefeyi o kadar keyifli ve kolay anlatıyorsunuz ki! Kitapları okuyorum. Anlıyorum. Düşündürüyorlar. Okudukça kafamdaki soruların yanıtlarını bulmaya başladım... Böylece bu tür konularda daha fazla soru soruyor daha fazla araştırma yapıyorum. Kısacası okudukça okutuyor kitaplarınız.... En iyi Dileklerimle...
Ecenaz
Ecenaz
...
"İnanmak zor geliyor böyle bir insanın varlığına. Sürekli okuyorum, okuyorum... Birini bitirip, öbürünü elime alıyorum kitapların. Ama hala aynı şaşkınlık üzerimde. Evet, biz genciz, evet, gelecek biziz, ama bugüne dek bu sözlerin gerektirdiği eylemleri yapan kimseye rastlamadım. Biz hep "bekleme" modunda tutulmaya mahkum edildik. Kararlar alındı bizim yerimize, kariyerler çizildi, planlar, krokiler...Bir cümlemiz vardı hep, ama öznesi olamadık onun hiç.Ya gizli özneler girdi araya, ya edilgen fiiller. Şimdi bir adam çıkmış diyorki, sen "genç"sin, bu yüzden odağındasın hayatın.Zihnine şekil verilecek kıvamdasın, şimdi hamuruna ne katarsan, bundan sonra tabağına hep o çıkacak. Bu yüzden ilgi gösterilmeli sana, birileri elinden tutmalı ki derin sularda kaybolmayasın, yanlış limanlara uğramayasın. Bu adam diyorki, işte önünde derya, bu senin gemin, bu da dümenin, gez, dolaş, keşfet, korkma bilinmeyeni aramaktan ama sana bir rehber lazım mutlaka. Bazen kendi rehber oluyor, bazen rehber kitaplar, insanlar gösteriyor.
Haksız mıyım ben şaşırmakta?"
...
Bu akşam fuardaki görüşmemizden sonra eve dönene kadar, yanımda kalın bir ajanda bulundursaymışım tek bir boş sayfa bırakmazdım gibi hissettim ve aynı zamanda yeni aldığım kitabınızı da eve gelip bir an önce okumak için sabırsızlandım. Sonra düşündüm; benden önceki küçük kızla olan görüşmenizi. O küçük kızın dünyasında, okuduğu kitapların yazarıyla tanışmış olmak ne de hoş duygular oluşturmuştur diye.
İnsan ruhu çok değişik. Yaşadıklarına göre şekilleniveriyor. Bazen çok küçük bir ayrıntı hayatımızda keskin bir viraj rolünü üstlenebiliyor.
Mesela bana ilk gönderdiğiniz mailde, yazdığınız bir şiirin; “ne derler, ne derlerse desinler, onlar da senin gibiler” mısralarıyla, benim elimi bir türlü götüremediğim düğmeme basılmış oldu sanki. Yazdıklarım kimilerine göre kayda değer, kimilerine göreyse değil. Ben yazarken, kalemimden çıkanlar benim ruh halimden yansıyanlar. Ve okuyacak diye çekindiklerimde aslında benim gibiler diye düşünmeye ihtiyacım varmış. Bu çok rahatlattı beni ve aslında her konuda bu fikri devreye sokabilirsem bir şeyleri hayat geçirmek çok daha kolay.
Ve şöyle bir düşünceye kapıldım; bazı kişilerin bir şeyleri hayata geçirmeleri için beslenmeye ihtiyaçları var. Beslenmeleri ve gitmek istedikleri yolda önlerinden giden, onlara ışık tutan birilerine ihtiyaçları var.
Çekinmem, belki de sonunda güzel birkaç çiçek açacak olan bir dalımı daha büyümeden kırmaktan başka bir şey değil.
Çiçek açsın ya da açmasın olan bir tutam toprağı sulamazsam bu beni üzer.
Ben de beslenmeye ihtiyacı olanlardanmışım, teşvikiniz için Allah razı olsun.
...
İyi günler. Ben A.Aslında sizinle Beyazıt Kitap Fuarıında kısa bir konuşma geçirmiştik hatırlamanız için sanırım en son gelen hayranınız bendim çünkü toparlanmış gidiyordunuz ama benim için beklediniz.Öncelikle teşekkür ederim o gün aldığım ve imzalattığım Hayat Sevince Güzel kitabını hemen hemen aldığım gün bitirdim ve her kelimesinde dehşete düştüm.Aslında siz benim uzun süredir aradığım biriymişsiniz.Mervinde de aynı şeyleri hissetmiştim sanki hikayelerin karakterlerini kendimmiş gibi hissettim.Yeri geldikçe Mervin in yerine koydum kendimi onla ağladım onla güldüm bende yeriniz çok başka hocam ve hayranlarınızın yazılarını cevaplamanız da beni çok etkiledi gerçekten.Tam anlamıyla gençlere örnek olabilecek bir yazarsınız.Bir de merakımı mazur görün, Mervin'i okurken çok dehşete düştüm o yılları savaş yıllarında yaşananları bana hissettirdiniz.Sanki birebir yaşamışsınız gibi ve diğer hikayelerde de öyle acaba bunlar gerçek yaşamınızdan öyküler mi Mervin'in gerçek bir karakter olduğunu kitabınızın başında yazmışsınız ya Hayat Sevince Güzel kitabındaki hikayeler onlarda öyle mi beni çok etkileyen ve günlerdir düşünmemi sağlayan hikayeler oldu.Aslında hiç mailimi sonlandırmak istemiyorum ama heyecandan ne yazacağımı bilemiyorum en iyisi saçmalamadan sonlandırmak.Eğer mailimi cevaplarsanız çok sevinirim.Herşey için teşekkürler. Saygılar...
...
Gerçekten sabırsız bir kişiliğe sahibim belki de bilmiyorum.Sizin yazılarınızla sizin derginizle sizin kitaplarınızla bir şeylerin idrakına vardım bunu çok iyi biliyorum.Yazdığınız her bir satır benim düşünmeme, anlamama, bir şeylerin farkına varmama sebep oldu.''Hayat Sevince Güzel'' ve ''Her Şey Anını Bekler'' kitaplarınız benim için bir dönüm noktası oldu bir nevi.O kitapları okuduktan sonra aslında yazmayı çok sevdiğimi yazdıkça kendime geldiğimi ve yazmanın mutlu ettiğini anladım.Okul zamanı bir deneme defteri yaptım kendime boş bulduğumda o gün bir olay yaşadıysam veya beni düşündüren bir şey olduysa onunla ilgili deneme yazar edebiyat öğretmenime okuturdum.Sağolsun hep olumlu şeyler söyledi öğretmenim ama bu beni tatmin etmedi hiç bir zaman.Yeterince başarılı olduğumu düşünmedim.Okulun kapanmasına yakın kitap fuarı oldu ve ben ''Adı Yok'' dergisini aldım ilk defa.Belkide bir sayıyı beş kez okumuşumdur o kadar hoşuma gitti ki içindeki yazılar...Yaz tatili girince yeni bir defter oluşturmaya karar verdim.Her zaman yanımda bulundurmaya çalışacağım bir defter o an ne düşünüyorsam yazmak istediğim her an yazabilmek için bir defter...''Adı Yok'' dergisine yazı göndermeye karar verdim belki hala kendimi yeterince iyi görmüyorum denemeler veya başka tür yazılar için, ama yinede gönderdim.Hala cevap gelmedi işte bunun için sabırsızım dedim kendime zaten bir çok konuda da öyleyim sanırım.Umarım beğenilmiştir yazım, umarım yayınlanmasa da birileri güzelmiş diye geçirmiştir içinden...Yazdığınız tüm yazılar,kitaplarınız ve derginiz hepsi çok güzeller sizlere çok teşekkür ediyorum.Saygılarımı sunarım...
...
Merhaba
Aslında bu işi daha önce yapmalıydım. Çok daha önce... Ancak nedense yapamadım. Sanırım cesaret edemedim.
Evet... 15 yaşındayım. Ve yazıya büyük bir merakım var. Konu ne olursa olsun yazmaktan hiç çekinmem. Yazı yazarak stres atıyorum diyebilirim. Hatta yazıyı o kadar çok seviyorum ki ileride de yazının tamamen içinde olacağım bir işi istiyorum. Yani gazeteciliği. Ancak tabii ki sadece yazı yazma sevdasıyla gazeteci yada yazar olunmaz. Gazeteci yada yazar olmak için daha başka şeylerde yapmak gerekir. Örneğin çok fazla kitap okumak, çevreyi gözlemlemek ve kısa kısa hikayeler yazmak bunlardan bir kaçı diye düşünüyorum. Ve bende elimden geldiği kadarıyla bunları yapmaya çalışıyorum. Bol bol kitap okuyorum. Annem bana kitap yetiştirmekte zorlanıyor. Ve kendimce hikayeler yazıyorum. Her yeni hikaye bitiminde ‘daha sık yazmalıyım’ diyorum. Ancak bu çoğu zaman mümkün olmuyor. Her hikayemin bir öncekine göre daha başarılı ve hatasının daha az olduğunu söylüyor annem. Açıkçası bunu bende fark ediyorum. Eski hikayelerimle yeni hikayelerimin arasında farklar olduğunu görüyorum. Daha önce yazdığım hikayelerimi okuyunca hatalarımı görüyorum. Kendi kendimi eleştiriyorum hatta. ‘hayır’ diyorum. ‘bu cümle yerine bu cümleyi yazmalıymışım’ yada ‘şu sözcük yerine bu sözcüğü kullansaymışım cümle daha düzgün olurmuş’ bunun gibi şeyleri eski hikayelerimde sık sık söylüyorum kendime. Yeni hikayelerimle eski hikayelerimin tek farkı bu değil. Yenilerinin daha uzun olduğunu fark ediyorum. Olayları eskilerine nazaran daha uzun tutuyorum. Sakız gibi uzatmıyorum da. Okuyucuyu sıkmıyorum. Yani en azından ben öyle düşünüyorum. Ancak annem ve ablam da benimle aynı görüşte olduklarını söylüyorlar.
Evet... Ben de sizin gibi başarılı bir yazar hatta gazeteci olmak istiyorum. Bu konuda bana verebileceğiniz öğütler, tavsiyeler mutlaka vardır. Bunları bilmek isterim.
anasayfa: