BEN OKUMA BİLMEM

Bir gün ona melek geldi ve “Oku!” dedi. Hazreti Muhammed “Ben okuma bilmem!” cevabını verdi. 
Melek onu tutup kucakladı, takati kesilinceye kadar sıktı, sonra bıraktı, tekrar “Oku!” dedi. O yine “Okuma bilmiyorum!” dedi. 
İkinci defa kucaklayıp takati kesilene kadar sıktı. Bıraktıktan sonra “Oku!” dedi. O yine “Okuma bilmiyorum!” dedi. 
Üçüncü kez takati kesilene kadar sıktı, sonra bıraktı. “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabbin en büyük kerem sahibidir ki kalemle ilim belletti, insana bilmediklerini öğretti” dedi. 
Hazreti Muhammed bu ayetleri öğrenmiş olarak evine döndü.
Kalbinde bir titreme vardı. Hanımı Hazreti Hatice’nin yanına geldi “Beni örtün! Beni örtün!” dedi. Onu örttüler. Korkusu geçinceye kadar öyle kaldı.
Sonra hanımına başından geçenleri anlattı. “Kendim için korktum!” dedi.
Hazreti Hatice de “Asla korkma! Vallahi Allah seni ebediyen rüsva etmeyecektir. Zira sen, yakınlarına merhametli davranır, doğru konuşur, işini göremeyenlerin yükünü taşırsın. Fakire kazandırır, misafire ikramda bulunursun. Hak yolunda zuhur eden hadiselerde halka yardım edersin” diyerek onu teselli etti. 
Sonra Hatice, Hazreti Peygamberi Varaka İbni Nevfel isimli bir adamın yanına götürdü. Bu zat, Hazreti Hatice’nin kuzeniydi. Cahiliye devrinde Hıristiyan olmuştu. İbranice yazmayı bilirdi. İncil’den Allah’ın dilediği kadarını İbranice olarak yazmıştı. Gözleri görmez olmuş bir ihtiyardı. 
Hatice ona “Ey amcamın oğlu! Kardeşinin oğlunu bir dinle, bak ne söylüyor” dedi. 
Varaka, Resulullaha “Ey kardeşimin oğlu! Neler görüyorsun?” diye sordu. 
Hazreti Peygamber gördüklerini anlattı. 
Varaka “Bu gördüğün Musa aleyhisselama da inen melektir. Keşke genç olsaydım! Kavminin insanları seni sürgün edecekleri zaman keşke hayatta olsaydım!” dedi. 
Hazreti Peygamber “Beni sürgün edecekler öyle mi?” diye sordu. 
Varaka “Seninki gibi bir din getiren her nebiye mutlaka karşı çıkılmıştır. Hayatta olur da o günü görürsem sana tesirli bir surette yardım ederim” dedi. 
Lakin ömrü vefa etmedi, Varaka kısa bir süre sonra vefat etti. 
Bu arada vahiy de kesildi. Hazreti Peygamber bu duruma çok üzüldü. Bazen ıstırabı dayanılmaz raddelere gelir, böyle yaşamaktansa ölmenin daha iyi olacağını düşünürdü. Fakat Hazreti Cebrail her seferinde görünür “Ey Muhammed! Sen hak peygambersin!” diyerek onu teselli ederdi.  
Daha sonra vahiy tekrar gelmeye başladı ve ahir ömrüne kadar kesintisiz devam etti.
Bu önemli hadise Hazreti Ayşe validemiz tarafından rivayet edilmiştir. Hazreti Peygamberden dinlemiş, daha sonra fasih bir lisanla nakletmiştir.