Kalbinin Sahibine Emanet Ol

Uzun süredir yoksun ortalarda. Sesime ses vermiyorsun. Hayatta mısın, neler yapıyorsun, neredesin, kimlerlesin, beni düşünüyor musun, bilmiyorum. Sana gelmek istedim, izin vermedin. Hakikaten var mısın, onu bile bilemiyorum. Bazen kendi kendime yazmışım, konuşmuşum gibi geliyor bana. Bir zamanlar sana yazardım, senden sonra yine yazdım ama bu kez kendime. Kalbimi defterime kanatıyorum geceler boyu. Ne yazarsam yazayım hüzün siniyor üslubuma. Firkat hüznü, insan olma hüznü, isteyip de olamama hüznü...
‘Yüzün gülerken bile gözlerinde derin bir hüzün okunuyor’ demişti bir arkadaşım. Neden böyle, bilmiyorum. Kökü derinlerde sanırım. Henüz küçük bir çocukken ve akşam olup da gün batarken ve karanlık her bir şeyi yutarken, bir köşeye oturur, kızaran ufka bakar, sessizce ağlardım. O gün bugündür batmakta olan her şey kalbimi kanatıyor. Ergenlik bunalımları ruhumu sıkarken uzaklara gitme ihtiyacı hisseder, olmadık zamanlarda yola düşerdim. Hedefime vardım mı derin bir sükut karşılardı beni. Sonra da en az onun kadar derin bir hayal kırıklığı... Ve ardından hüzün... Ben büyürken hüzün yangınım da büyüdü. Hep uzakta olanı özlüyorum. Gitmeliyim diyorum. İmkanım varsa gidiyorum da. Daha varır varmaz bir boşlukla karşılaşıyorum. Bu kez başka bir uzak hedef beliriyor hayalime, onu özlüyorum. Tanıdıklarım, arkadaşlarım çok ama beni dinleyecek, anlayacak, uzak hedeflere sorgusuz sualsiz benimle birlikte yürüyebilecek dostum yok. Daha doğrusu hiç dostum yok. Bugüne kadar iki türlü insanla münasebetim oldu. Birinciler yanımdaydılar ama gönülleri başka yerdeydi. İkinciler başka yerdeydiler ama gönülleri benimleydi. Ben hep ikincileri tercih ettim, cismi yanımda olup da gönlü başka yerde olanlardansa yanımda olmayıp da gönlü benimle olanları. Mesela seni. Uzaktasın. Belki de bunun için özlüyorum. Bulsaydım, sana ulaşsaydım şimdiki gibi özlem duyacak mıydım, bilmiyorum. Hasretim son bulacaktı belki de. Nihayeti derin bir sükut olacaktı. Her neyse... Ruh yoldaşım, gece denizlerinde denizfenerim, sükutun canıma yetti, artık duy beni!