Beni Ararsan Bulursun ‘Mervin’

Tuhaf bir ruh hali sarmıştı beni. Ya her şeyi hissediyor ya da hiçbir şeyi hissetmiyordum.
Tarifsiz hüznümün altında sınırsız sevincimin melodisini işitiyordum. 
Limana gittim. Josephine oradaydı. Geldiğimi görmemişti. 
Durup bir süre seyrettim onu. Beyaz benekli yeşil bir elbise giymişti. 
Uzun kumral saçları rüzgârda savruluyor, yüzünde, boynunda, omuzlarında tasviri imkânsız güzellikler meydana getiriyordu. 
Hemen arkasında akan nehir harika bir fon oluşturuyordu bu güzel görüntüye. 
Karşı kıyıda kıyı boyunca sıralanmış ağaçlar vardı. Bu tablonun hem içinde hem de dışındaydım.
Bir an yokmuş gibi hissettim her şeyi. Maddesiz, mekânsız ve zamansızdım.   
“Mervin!” diyordu kütüphane gülüm. Beni sezmişti. Gülümsüyordu. 
Her şey yerine oturmaya başladı. Bedenimi hissettim. Zaman hareket etti. Yere sımsıkı bastı ayaklarım.