Ömer Sevinçgül

insan... yedisinde okuma yazma öğrendi. on beşinde ‘yazar olmak istiyorum!’ dedi. sorduğu ilk soru neydi hatırlamıyor... seviyor yaşamayı... ve demli çayı... çekmecelerinden birinde, kim bilir nerede, bir mühendislik diploması duruyor... okuyor, düşünüyor, kalbine dokunanları yazıyor... kitapları ingilizce, arnavutça, boşnakça ve almanca'ya çevrildi. 'gençlik kitapları yazarı' olarak tanınıyor...

Türkçe kitapları:

Kalbinin Sesini Dinle
Sensiz Ama Seninle
Beni Ararsan Bulursun ‘Mervin’
Hayat Sevince Güzel
Yazar Olmak İstiyorum
Bir Gizli Hazine idim
Seni Seven Biri Var
Sonsuz Hayat Seni Bekliyor
Kader Dedim ve Sustum
Her Harfi Bir Melek Bekler
Son Kitap Sana Geldi
Sana Yeni Bir Dünya Gerek
Ben Okuma Bilmem
Her Şey Anını Bekler
Seni Sana Bırakamazdım
Rabbim Beni Bana Bırakma
Beni Yalnız Sen Anlarsın
Kalbinin Sahibine Emanet Ol
Kolay, Kısa, Keyifli Felsefe 1
Kolay, Kısa, Keyifli Felsefe 2
Kolay, Kısa, Keyifli Felsefe 3
Gizli Saklı Mevzular 1
Gizli Saklı Mevzular 2
...
...
...

İngilizce kitapları:
The Eternal Life Awaits You
Short, Easy, Fun Philosophy
There is One Who Loves You
Life is Beautiful When One Loves
'Mervin' Search, and You Will Find Me

Almanca kitapları:
Es Gibt „Jemanden“, Der Dich Liebt
Das Ewige Leben Wartet Auf Dich!
Du Brauchst Eine Neue Welt!
Ich konnte dich nicht dir selbst überlassen
Mervin Du findest mich, wenn du mich suchst“

Boşnakça kitapları:
İma Neko Ko Te Voli

 Arnavutça kitapları:
Ja, Kjo Eshte Jeta

Sensiz Ama Seninle

Dün kitaplığımdan okumak için kitap bakıyordum, Sensiz Ama Seninle kitabını gördüm. Hemen başladım okumaya Ömer Abi. Ben aslında her kitabında senden kesitler ararım ama bu kitabında seni buldum... Öyle güzeldi ki. Üslubuna her zaman hayran olurum ama bu kitap çok başkaydı. Sensiz ama seninleydi... Kitabı okurken bittiğinde sana yazmanın hayalini kuruyordum. Ve yazıyorum, umarım okursun. Daha okumam gereken çok kitapların var ve her gün birini alıp okumak çok huzur veriyor... Bana rehber olarak senin kitapların yetti. Bazen bir dost, bazen de büyüğüm gibi o kitaplar. Her şeyden önemlisi her zaman yanımdalar.
A.Sergen




Gizli Saklı Mevzular 1

KARANLIK GÜÇLER VE ESRARENGİZ GERÇEKLER
Batıniler, Hurufiler, Haşhaşiler, Fetullahçılar… Masum İmam efsanesi… Tek gözlü deccal… Pavlus, Opus Dei, Moon, İlluminati… Melek görünümlü şeytanlar… Tapınakçılar, Masonlar, Sabetaycılar… İçimize nasıl sızdılar? Gizli ilimler… Hermetizm, Okültizm, Parapsikoloji, Satanizm… Parmak ısırtan esrarengiz gerçekler… Kıyamet yaklaştı mı? Deccal gelecek mi? Süfyan kim? Mehdi nasıl biri? Mesih nerede yaşıyor? Ve daha nice gizli saklı mevzu… Perde aralanıyor… Maskeler düşüyor...

Her Harfi Bir Melek Bekler

Ya, özür dilerim. Uzun zaman geçti aradan, yazmadın. Ne acayip adamsın sen. Hiç savunmadın kendini. Keşke diline geleni söyleseydin, kızıp köpürseydin. Edepsizliğimi, arsızlığımı yüzüme vursaydın. Rahatlayacaktım o zaman. 
Ama hayır, sessiz kaldın. Beni kendimle baş başa bıraktın. Seni kendime karşı savunmak da bana düştü. Sana söylediklerimin yüz katını kendime söyledim inan ki. Bir haftadır kendimle cebelleşiyorum. Bir taktik miydi bu? Korkulur senden! 
Bak hâlâ seni suçluyorum. Bilmem affedebilecek misin beni. Utanıyorum. Bana yanıt vermeme hakkına sahipsin. Bana zaman ayıran, beni anlamaya çalışan, onca işinin gücünün arasında benimle ilgilenen birine neler söyledim ben! Fakat biraz da incindim ne yalan söyleyeyim. Beni bu kadar kolay bırakmana yani. 


Kolay, Kısa, Keyifli Felsefe

Ben veciz konuşmayı seven bir kitabım... Felsefenin özünü, özetini, temelini anlatıyorum sana. Filozofları tanıtıyorum tarih sırasına göre, yaşantılarından söz ediyorum. Temel düşüncelerini açıklıyorum kısaca. Fakat önemli ayrıntı var anlatımımda. Filozofların da birer ‘insan’ olduklarını hiç unutmuyorum. Öyle ya, soyut birer isim, birer düşünce makinesi değildi ki bu faniler... Bana ‘veciz bir felsefe tarihi’ de diyebilirsin. İnsanoğlunun iki bin beş yüz yıllık düşünce serüvenini anlatıyorum bir öykü tadında. Felsefeyi merak eden herkes anlayabilir beni. 



Seni Seven Biri Var!

"inanmak zor geliyor böyle bir insanın varlığına. sürekli okuyorum, okuyorum... birini bitirip, öbürünü elime alıyorum kitapların. ama hâlâ aynı şaşkınlık üzerimde. evet, biz genciz, evet, gelecek biziz, ama bugüne dek bu sözlerin gerektirdiği eylemleri yapan kimseye rastlamadım. biz hep "bekleme" modunda tutulmaya mahkum edildik. kararlar alındı bizim yerimize, kariyerler çizildi, planlar, krokiler... bir cümlemiz vardı hep, ama öznesi olamadık onun hiç. ya gizli özneler girdi araya, ya edilgen fiiller. şimdi bir adam çıkmış diyorki, sen "genç"sin, bu yüzden odağındasın hayatın. zihnine şekil verilecek kıvamdasın, şimdi hamuruna ne katarsan, bundan sonra tabağına hep o çıkacak. bu yüzden ilgi gösterilmeli sana, birileri elinden tutmalı ki derin sularda kaybolmayasın, yanlış limanlara uğramayasın. bu adam diyor ki, işte önünde derya, bu senin gemin, bu da dümenin, gez, dolaş, keşfet, korkma bilinmeyeni aramaktan ama sana bir rehber lazım mutlaka. bazen kendi rehber oluyor, bazen rehber kitaplar, insanlar gösteriyor... haksız mıyım ben şaşırmakta?"


Kalbinin Sesini Dinle

Kıştı ve ben sahildeydim.
Dikkat ettim, adam yürüdükçe kuşlar da aynı yönde uçuyorlardı. 
Elinde bir torba, yanında küçük bir çocuk vardı adamın. 
Bizzat gördüm. 
Martılar, kırlangıçlar, hasılı cümle kuşlar sahile paralel uçuyorlardı. 
Elinde torba, yanında çocuk olan adam durdu. Kuşlar adamın gözü önünde daireler çizmeye başladılar. 
Sonra kimi suya kondu, kimi kayalara, kimi de havada daireler çizmeyi sürdürdü.
Kıştı ama hava güneşliydi.
Kuşlar adamı izliyordu. Nasıl, nereden, niçin bilmem ama eminim, kuşlar torbalı adamı tanıyorlardı.
Ben bunu gözlerimle gördüm, tanık oldum. Hiç kuşkum kalmadı, bir ilişki vardı kuşlarla adam arasında.

Beni Ararsan Bulursun ‘Mervin’

Tuhaf bir ruh hali sarmıştı beni. Ya her şeyi hissediyor ya da hiçbir şeyi hissetmiyordum.
Tarifsiz hüznümün altında sınırsız sevincimin melodisini işitiyordum. 
Limana gittim. Josephine oradaydı. Geldiğimi görmemişti. 
Durup bir süre seyrettim onu. Beyaz benekli yeşil bir elbise giymişti. 
Uzun kumral saçları rüzgârda savruluyor, yüzünde, boynunda, omuzlarında tasviri imkânsız güzellikler meydana getiriyordu. 
Hemen arkasında akan nehir harika bir fon oluşturuyordu bu güzel görüntüye. 
Karşı kıyıda kıyı boyunca sıralanmış ağaçlar vardı. Bu tablonun hem içinde hem de dışındaydım.

beni yalnız sen anlırsın

Odada yanan sobanın sesinden başka ses yok. Küçük kız ödevini yapıyor. 
Yere yüzüstü uzanmış, elinde kalem, önünde defter. Sevimli kafasında düşünceler. Dalıp gidiyor arada bir. 
Bugün sekiz yaşına bastı ama ayakkabısı hâlâ eski. Annesi, partal ayakkabılarını göstermiş, “Baban yenisini alacak” demişti oysa. 
Niye alınmadı ki? 
Göz ucuyla annesine, babasına bakıyor. 
Tüm anneler, babalar böyle midir? 
Eskiden evet, babalar sadece baba, anneler sadece anne, evler sadece evdi. 

Akımlar... Günlükler... KKKF

Kimi popüler yazarlar gibi ben de “Bu kitabı yazarken ben acayip keyif aldım, sen de okurken keyif alacaksın” demeyi çok isterdim ama diyemiyorum.
Ben ancak şunu söyleyebilirim: “Sen severek okuyasın, kolayca anlayasın, hoşlanıp keyif alasın diye ben aylarca çile çektim.”
Umarım severek okursun da emeklerim boşa gitmez. Hadi keyifli okumalar!


Terimler... Kavramlar... KKKF

Dil ile düşünce arasında paralellik vardır. İnsan kelimeleri kadar düşünebilir, anlayabilir, anlatabilir. 
Felsefeyi kolayca anlayabilesin diye bu kitapta temel terimleri tanımladım. 
Keyif alarak okuyasın diye aralara diyaloglar, anekdotlar yerleştirdim. Bunu yaparken, odama gelen hayalî konuklardan yardım aldım. Özellikle Müslüm Baba yorumlarıyla renk kattı. Metinlerin ‘açık’ ve ‘seçik’ olması için ben elimden geleni yaptım. Gerisi sana kalıyor.

Gizli Saklı Mevzular 2

EFSANEVİ VARLIKLAR VE GÖRÜNMEYEN YARATIKLAR
Hayaletler, cadılar, vampirler, zombiler… Büyücülük, falcılık, cincilik… Hortlak, karakoncolos, gulyabani, umacı… Drakula, Kan Emici Kontes, Mavisakal… Şamanizm, fetişizm, totemizm… Tabu, muska, tılsım, vefk, burç… Mitoloji, Olimpos, Narkissos, Lilith… Kurt-adam, Satir, Denizkızı, Pegasus, Şahmeran… Barnabas İncili, Kabala, Kutsal Kâse… Dabbe, Yecüc-Mecüc, abıhayat… Üç harfliler, periler, melekler, iblisler… İspritizma, kâhinler, medyumlar… Ve daha nice gizli saklı mevzu… Hangisi efsane, hangisi gerçek merak ediyorsan bu kitap tam sana göre…


Yazar Olmak İstiyorum!

Bu kitabın ilk metnini yıllar önce yazmıştım. Kitap büyük ilgi gördü, sevildi, benimsendi. Üst üste defalarca basıldı, yayımlandı. Bu vesileyle okullara ve yazarlık atölyelerine davet edildim, konuyla ilgili seminerler, konferanslar verdim. Benimle iletişim kuran yazar adaylarının sorunlarını dinledim, yardımcı olmaya çalıştım. Yıllarca yayın danışmanlığı yapmam hasebiyle yayıncılık alanını da tanıma imkânı buldum. Katıldığım fuarlarda yerli ve yabancı editörler ve yayıncılarla tanıştım, konuştum. Deneyimlerim, gözlemlerim ve izlenimlerim epeyce birikmişti. Kitabın yeni basımı yapılmadan önce metni bir kez daha elden geçirdim, bazı bölümlerini yeniden yazdım. Metne yayıncılarla, editörlerle yaşadıklarımı da ekledim. Madem her yazar günü gelince eserlerini yayımlatmak isteyecek, başına gelecekleri önceden bilsin istedim. Kitabı yenilerken, yazar olmak niyeti gütmeyen ama kendini yazarak da ifade eden herkesi göz önünde bulundurdum. Günümüz dünyasında yazılı iletişimin önemi sürekli artıyor. Her el ister istemez kalem tutuyor. Düşüncelerini etkin bir yazı diliyle anlatabilenler, hayatın her alanında daha başarılı oluyorlar. Muhtevası yenilenen ve zenginleşen kitabımın kelimeleri etkili biçimde kullanmak isteyen herkese, özellikle öğrencilere yararlı olmasını diliyorum.

Sana Yeni Bir Dünya Gerek

Vakit gece yarısını geçti. Pencerem açık. Çok uzaklardan hüzün dolu bir şarkı sesi geliyor. İçimde tanımlanamaz bir daralma var, bir el kalbimi sıkıyor sanki. Bu geceye kadar iyiydim, birdenbire geldi hafakanlar. Ruhum kabına sığmıyor bu gece. Oda, ev, şehir, dünya, evren dar geliyor bana. Bir yolculuk etmek, buralardan, kendimden, her şeyden uzaklaşmak, bir yerlere gitmek istiyorum. Nereye, bilmiyorum. Hani, odaya bir arı girer de sonra çıkmak ister, bir türlü açık pencereyi bulamaz, cama çarpar durur ya, işte öyleyim ben de. Sınırlarıma çarpıp duruyorum aralıksız. Biri bana açık pencereyi gösterse!


Son Kitap Sana Geldi

Bir deruni yolculuk öyküsüyüm ben. Kendini bulma, bilme, tanıma serüveniyim. 
Yaşananlardan arta kalan izler, zihin ırmaklarından sızıntılar, ruh yangınlarından sıçrayan kıvılcımlarım. 
Gerçeği aramak, bulmak, bilmek üzere yola çıkacak yolcular arıyorum. 
İnsanlık merdivenini tırmanmak, kuşkularından arınmak, inancını büyütmek isteyenleri. 
Kendini olayların seline kaptırmayan ‘özel’ insanlarla buluşmayı, söyleşmeyi, dilleşmeyi umuyorum. 
Bir düşün, kendine gidip kendine gelmek üzere hem yol hem yolcu olmak istiyor musun? 
‘Evet’ ilk adımdır benim yolumda. Sürdür yürüyüşünü. Kendin seni bekliyor!


Kader Dedim ve Sustum

Bir sırrı paylaşan tutkulu iki birey, usanmaz iki arayıcı, uslanmaz iki gezgin, yeli avuçlama çabasında iki çılgın.
Bir yanda edebiyata sevdalı bir nazenin, öbür yanda o ateşte pişmiş bir bilge. 
Yüz yüze, göz göze gelemeyen, ruhlarıyla tanışan, konuşan, tartışan özel insanlar.
Hayatın yanı sıra, sırlar üstü bir sırrı olan kaderin inceliklerini, iradeyi, tercihi, özgürlüğü konuşuyorlar.
Dinmeyen yürek sancıları, özlem rüzgârlarıyla harlanan ayrılık acıları sızıyor satır aralarına.
Sanal bir hayatı yaşıyorlar. Etsiz, kemiksiz, kansız, cansız bir yaşantıyı paylaşıyorlar. Sessiz sesleri yankılanıyor sayfalarda.
Bu büyü bozulmamalı.
Bu sır yaşamalı. 


Sonsuz Hayat Seni Bekliyor

Kendimi odama kapatmıştım. Uzak yakın akraba, arkadaş, hepsini dışarıda bırakmıştım, evdekileri bile. 
Kimse girmesin diye kapıları kapatınca ben de içeride mahpus kaldım. 
Derken, bana kendim de yük olmaya başladım. Ruhum için tedaviye götürdüler. 
Doktorum yatıştırıcılar yazdı, kullandım. Fakat hiçbir faydası olmadı. Benim derdim başkaydı çünkü, anlayamadılar, bilemediler. 
Kendini, hayatı, var oluşu yeniden tanımlamak isteyene ilacın ne yararı olur! 
Psikiyatra biraz çıtlattım, anlamadı. Kitabi sözler söyledi bana. 
Düzdü zekâsı. Kurama hapsetmişti kendini. İnsanların hepsi birdi ona göre. 
Beni sadece hasta olarak görüyor, ne söylesem ezberindekilerle tartıyordu. 
Terazisinde pamuk, demir, şeker hepsi birdi, yeter ki bir kilo gelsin. 


Özlem Acar bu kitap hakkında şunları yazmış:
Geçen yaşadığım olay üzerine facebookta şunları yazmıştım :
"Güne bir "bebeğin" ölümüyle başladım.Daha geçen annesi kardeşime onun can buluşunun fotoğraflarını çekmesini istiyordu.O can şimdi bir melek.Ölüm geliyor aklıma...Karanlık, korkulu, ürkütücü...Ne yalan söyleyeyim ölümden çok korkuyorum.Düşünmek acı veriyor.Üzülmemiz de gerekiyor. Diyorum siz ve ben inanan insanlarız .Sanırım ibadet de yapıyorsunuz.O zaman korkmama ve korkmanıza gerek yok.Ölüm ve sonrası konusunda ilim havuzu geniş, öğrenecek çok şey var. Öğrendikçe, inandıkça korkmaya gerek olmayacağını göreceğiz.

Tam da "SONSUZ HAYAT SENİ BEKLİYOR" adlı kitabı okurken yaşadım bu olayı.Bu olay da bunları yazdırmıştı.Ben de ölüm korkusu yaşayan insanlardan biriydim.Bu kitabı 2008 de almıştım.O zaman okumak nasip olmadı, şimdilerde okuyorum.Çok güzel bir kitap, konusuna göre ağır bir kitap değil.Hatta diyebilirim ki ÖLÜM HİÇ BU KADAR GÜZEL ANLATILMAMIŞTI.Size kitabın tanıtımında yazanları aktarmak istiyorum:

Zeki bir insansın sen… Okuyan, düşünen, hayatın anlamını kavramak isteyen… Aklın rahat durmuyor. Soruların, sorgulamaların var… 

Sıradan biri olmak istemiyorsun. “Kimim ben?” diyorsun “Neden dünyadayım, nereye gidiyorum, ölümden sonra ne olacak?” 

Düşünmeden yaşayamazsın sen… Kalbinin sesini susturamazsın… Biliyorum, bazen dünyaya bile sığmıyorsun… Ruhunun kanatları gökyüzüne değiyor… Bütün kalbinle inanıyorsun, sonsuz hayat seni bekliyor… 


Senin dilinden konuşacak, sorularına cevap olacak, “senin gibi özgür” bir kitap lazım sana… Ne dersin, bana iyi arkadaş olabiliriz gibi geliyor…

http://aradakalanlar.blogspot.com.tr/2012/06/olum-hic-bu-kadar-guzel-anlatilmamisti.html

Hayat Sevince Güzel

Sıcak yaz gecelerinde evde kalamaz, kendimizi dışarıya atardık. Geceleri damda yatmak âdet olmuştu. 
Bir temmuz gecesiydi. Ninemle birlikte yatıyorduk. Beş yaşında var yoktum. 
Gökyüzü bulutsuzdu, yıldız yağıyordu adeta. Samanyolu ışıl ışıldı.
“Nineciğim, bu nedir?” dedim.
“Samanyolu” dedi.
“Niye ‘Samanyolu’ demişler?”
“Şu görünenler saman da ondan.”
“Saman nasıl dökülmüş ta oralara?”
“Fatma Ana’mız eteğine saman doldurmuş giderken, bir kısmı dökülmüş.”
“Fatma Ana’mız kim?”
“Peygamber Efendimizin kızı. Hazreti Ali Efendimizin hanımı. Bir de, Hasan ve Hüseyin Efendilerimizin anası.”       
“Biz ona niye ana diyoruz, nine?”
“Hürmetimizden evladım.”

Bir Gizli Hazine idim

Bunlar eski diyarların haberleridir. Hepsi ‘mühürlenmiş bir kitap’ta saklı. Karanlıkları delen yıldız, yeryüzünü kaplayan tufan, tapınak yapan cinler ve Saba melikesi Belkıs… Beşiğinde konuşan bebek, diriltilen ölüler, mektup taşıyan Hüdhüd kuşu ve insan suretinde melekler… Yarılıp yol veren deniz, etkisi bir ömür süren rüyalar, maharetli sihirbazlar, Zülkarneyn, Yecüc ve Mecüc… Kaderin sırlarını bilen adam, balığın karnında yolculuk, benzeri söylenemeyen sözler ve cennetteki prolog… Görkemli sütunlar sahibi İrem, kayaları yontan Semud, ehramlara gömülü Firavunlar, dumansız ateşten yaratılan mahlûklar, üç yüz dokuz yıl süren uyku, mucizeler ve nice akıl almaz olaylar… Bu kitapta hayal gücüne meydan okuyan gerçekler var!


Ben Okuma Bilmem

Bir gün ona melek geldi ve “Oku!” dedi. Hazreti Muhammed “Ben okuma bilmem!” cevabını verdi. 
Melek onu tutup kucakladı, takati kesilinceye kadar sıktı, sonra bıraktı, tekrar “Oku!” dedi. O yine “Okuma bilmiyorum!” dedi. 
İkinci defa kucaklayıp takati kesilene kadar sıktı. Bıraktıktan sonra “Oku!” dedi. O yine “Okuma bilmiyorum!” dedi. 
Üçüncü kez takati kesilene kadar sıktı, sonra bıraktı. “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. Oku! Rabbin en büyük kerem sahibidir ki kalemle ilim belletti, insana bilmediklerini öğretti” dedi. 
Hazreti Muhammed bu ayetleri öğrenmiş olarak evine döndü.

Kalbinin Sahibine Emanet Ol

Uzun süredir yoksun ortalarda. Sesime ses vermiyorsun. Hayatta mısın, neler yapıyorsun, neredesin, kimlerlesin, beni düşünüyor musun, bilmiyorum. Sana gelmek istedim, izin vermedin. Hakikaten var mısın, onu bile bilemiyorum. Bazen kendi kendime yazmışım, konuşmuşum gibi geliyor bana. Bir zamanlar sana yazardım, senden sonra yine yazdım ama bu kez kendime. Kalbimi defterime kanatıyorum geceler boyu. Ne yazarsam yazayım hüzün siniyor üslubuma. Firkat hüznü, insan olma hüznü, isteyip de olamama hüznü...

Seni Sana Bırakamazdım

Bir türkü sesi duyunca penceremi açıp baktım. Sesin sahibini göremedim. “Yüce dağ başında bir top kar idim Yağmur yağdı, rüzgâr esti eridim.” Türkünün sözleri, melodisi kalbime dokundu, gözlerimi yaşla doldurdu. Şair, ömür gerçeğini iki dizeye sığdırmış, yalçın kayalar gibi dikmiş önümüze. Nihayet kendisi de katılmış eriyenler kervanına. Evet… Karlar erir, karlar yağar. İnsanlar ölür, insanlar doğar. Ne dünya boş kalır ne de dağlar. Bir dağdır bu dünya, zaman rüzgârları esmektedir her an. Eriyip de yeryüzü sayfasından silinmemek mümkün mü?

Rabbim Beni Bana Bırakma

Rabbim! Seninle konuşurken, sana nida ederken, senden yardım dilerken gözü yaşaranları görüyorum. Fakat benim kalbimde ateş yok. Gözümde yaş yok. Sönmüş ocak gibiyim. Serin taş gibiyim… Kalbime ateş, gözüme yaş verecek sensin! Pişman kalbimle kapına geldim. Kabul etmezsen kime giderim! Başka ilah yok ki… Benim gibi günahkârların da ilahı sensin. Rabbim! Beni bana bırakma!

her şey anını bekler

Yazar, ölümün diliyle, “Ben gidiyorum ey insanlar, dünya size kalsın!” dedi mi, dirilerin nazarında antika eserler gibi birden kıymet kazanır. Geride kalanlar onu merak eder, özel notlarına varıncaya dek bütün yazılarını okumak, gizli dünyasını tanımak isterler. Mezarı başında konuşmalar yapar, hakkında takdir yazıları yazar, adına yarışmalar düzenlerler. Tanıyanlar hatıralar anlatır, böylece sürer gider bu gösteriler. Benim için böyle şeyler yapacaklarını sanmıyorum. Popüler biri sayılmam çünkü. Bunu arzu etmedim. Kendimi bir sır gibi sakladım bugüne dek. İsmi kitaplarından önce gelen bir yazar olmak istemedim. Sanatımla, eserlerimle var olmaya çalıştım. “Sessiz yaşadım, kim beni nerden bilecek” dizesini hayat ilkesi saydım.


Ich konnte dich nicht dir selbst überlassen

Jeder Mensch ist ein Original, aber nur wenige wagen es, sie selbst zu sein.
Willst du anders sein als die anderen? 
Dann sei du selbst!

ISBN: 978 394 432 07 31
Seiten: 216
Format:21 cm x 11,5 cm
Preis: 9,90 Euro


Mail Bestellung:

du brauchst eine neue welt!

Lies! Lies das Leben ... 
Lies dich selbst ... 
Lies das Universum ...
Lies das Buch ... 
Widersetze dich allem, was jenseits der Realität liegt.
Halte dich an der Wirklichkeit, mache dich frei. 
Sei kein gewöhnlicher Mensch. Sei grundehrlich.
Falle auf Lügen nicht herein und bleibe nicht auf der Oberfläche.
Vertiefe deine Gedanken.
Höre! Das Leben spricht zu dir.
Schau! Du hast eine Nachricht erhalten.
Lies! 
Das letzte Buch ist für dich herabgestiegen...

ISBN: 978 394 43 207 24 
9,90 Euro
Seiten: 240
21 cm x 11,5 cm


Mail Bestellung:

Mervin „Du findest mich, wenn du mich suchst“

Die abenteuerliche Geschichte eines Jungen, der mit fünfzehn Jahren als Offiziersanwärter am Krieg teilgenommen hatte, der die schlimmsten Gräueltaten und die unstillbaren Schmerzen erleben musste... der die Existenz schonungslos hinterfragte, der aber auf der Suche nach seiner Persönlichkeit trotz aller Widerstände den Fortschritt wählte, der, nachdem er die bittersten Entbehrungen erleben musste, den Grund des Seins und der Liebe entdeckte, der ein unvergleichbarer Charakter war...
Sie werden Mervin nach der Lektüre dieses Buches, das in einer einfachen und dynamischen Sprache geschrieben wurde, aus nächster Nähe kennen lernen, werden Zeuge seines aufregenden Lebens und ich bin sicher, Sie werden ihn lieben...
ISBN: 978 394 432 07 48
Seiten: 272
Format:21 cm x 11,5 cm
Preis: 9,90 Euro


Mail Bestellung:

Das ewige Leben wartet auf dich!

Ich weiß, manchmal ist dir die Welt zu klein…
Die Flügel deiner Seele berühren den Himmel…
Du glaubst inständig, dass das ewige Leben auf dich watet!
Du brauchst ein Buch, das deine Sprache spricht und genauso frei ist wie du selbst…
Ich galube, wir könnten gute Freunde werden…
Was meinst du?

ISBN: 978 394 432 07 17
Seiten: 240
Format: 21 cm x 11,5 cm
Preis:9,90 Euro


Mail Bestellung:

Es gibt „Jemanden“, der dich liebt

Ein Schriftsteller und ein junges Mädchen, das davon träumt, Schriftstellerin zu werden... Und in der Umgebung der beiden eine ganze Reihe interessanter Typen... Die Erlebnisse werden sowohl tatsächlich gelebt als auch aufgeschrieben... Wir blicken durch die Augen der Protagonisten auf das Leben... Das Mädchen bereitet sich gerade auf das Abitur vor... Sie muss wichtige Entscheidungen für sich treffen... Manchmal gerät sie in eine Krise, rebelliert dann laut... Aber die Zeit bleibt nicht stehen, das Leben wartet nicht...
Die anstehende Entscheidung muss so schnell wie  möglich getroffen werden... Die beiden reden über Philosophie, über den Menschen, über das Schicksal... Manchmal ereignen sich interessante Dinge, interessante
Figuren betreten die Bühne und sind Gast in diesem Buch...
Ein Buch, das jeder Jugendliche lesen sollte, der sich selbst besser kennen lernen und seine Begabungen entwickeln möchte, der auf der Bühne der Welt die für sich bestens geeignete Rolle auszusuchen wünscht...

ISBN: 978 394 432 07 00
Seiten: 240
Format: 21 cm x 11,5 cm
Preis: 9,90 Euro

Mail Bestellung:

'Mervin' Search, And You Will Find Me

Mervin is a story of the development of a young german officer during World War II. We are taken in this life from his rose-colored years of naivete and innocence through his experience first hand with the destruction and atrocities of war. We live his life with him as he grows up as a young man in Nazi Germany going to university in the midst of the rise of the Third Reich. We are with him when he falls in love for the first time and when he holds a weapon for the first time. We are captured and taken to a prison camp along with him, and likewise we too are able to make our escape when he does.
We are next to him the first time he meets an American soldier. All of these events and images together make up the portrait of Mervin, a young man who is seeking himself and finding meaning in a world which has been left in smoldering ruins around him. From those ruins, like his country and his world, he begins to rebuild himself.

The Eternal Life Awaits You

A book that relieves you from the fear of death.....
....
You are an intelligent person..... One who reads, thinks, and wants to understand the meaning of life.... Your mind just won’t settle down..... You have questions, interrogations.... You don’t want to be just anyone. You ask “Who am I? Why am I in this world, where am I heading, What will happen after death?” You can’t live without thinking... You can’t stop the voice of your heart... I know, sometimes you can’t even fit into this world.... The wings of your heart touch the skies..... You believe with all your heart that an eternal life awaits you... 
You need a book which talks in your language, that has answers for all your questions, a book that “is as free as you”.... What do you say, it seems to me that we could be good friends...

Short, Easy, Fun Philosophy

Read Me!
Man is the essence, conscious and mind of the universe. He is the one who can want without any limits and choose freely. Since he has become the most mature fruit of this eternal universe, he does not stop at anything and has been searching ever since for the reason of his existence.
There are paths before the mind and every single thinker opened a new path in his own way for those who followed him. And each has said, “Mine is the truth!”.
The shadows of their lifestyles, emotions and dispositions have reflected onto their philosophies. Each of them called their audiences to their own path and way.

There is One Who Loves You

Then one day she meets a guy on the internet. He is an intelligent, writer, who has similar interests, whose lifestyle is actually based on these interests.
Then there comes a strong connection, chemistry between them... This book is a door to a journey that they started together... a story of searching for the truth.

...
“To come across and meet in a virtual world… Weird but nice… I read your writing, it made me think. Your words touched some place inside of me…

You do not know who I am. It’s not like I know myself either.
Of course, you will get to know me in time. It would be wrong to say I am like this. One cannot look at one’s self objectively. I have tried it, it just doesn’t work that way.

Life is Beautiful When One Loves

If you are the type who enjoys small details, curious about the colourful, inspiring lives of others, and if you want to read a book with a true Mediterranean soul, then this is for you!

ALIZARIN
I was in year ten. All I had was two shirts. One was old and I would wear it at home. The other was pretty new and I used to wear that when I would go to school.
Our relative, who was working in Germany, had given it to my mum. “Look, it’s brand new… Let the kid wear it” he had said.  
Well, actually it was pretty big for me but who cares, it was new. And it’s size wasn’t obvious under a jacket. 
I hadn’t even cared as it was a summer shirt, I used to even wear it in the middle of winter. The shirt was green, one of those “greens” which grabbed everyone’s attention.

İma Neko Ko Te Voli

Kada počneš pitati pitanja kao što su: „Kakvo je značenje života, odakle ja dolazim, šta će se desiti nakon smrti?“, jedini odgovor koji dobijaš jeste: „Jesi li ti luda?“. Ili ti mogu reći: „Jesi li se posvađala s dečkom?“. Ne mogu zamisliti da se i normalni ljudi mogu raspitivati o životu... Kao da mi je stalo do njih!
Jedna pametna djevojka... Ona čita knjige... Misli... Postavlja pitanja... Niti vjeruje, niti odbacuje vjerovanje... Kolebljiva je... Interesuje je književnost... Piše radove... Zainteresirana je i za filozofiju...Jednog dana upoznaje jednog pisca preko Interneta. On je veoma interesentan čovjek čiji se životni stil sastoji od čitanja, razmišljanja i pisanja...
Unatoč tome što nikada nije vidjela piščevo lice, među njima se razvija jaka veza... Jedno drugom pišu o svim životnim temama... Kako vrijeme teče, tako i teme postaju dublje i interesantnije... Jedna originalna knjiga koja se dotiče fundamentalnih pitanja, koja se u svakom vremenu tiču svakog čovjeka...
To je esej zajedničkog razmišljanja... Priča o potrazi za istinom... Na taj način se obraća svojim čitateljima...
„Ako dovoljno raširiš svoje ruke, nikada nećeš biti sam, ako nikada ne ostaneš bez nade, letjeti ćeš bez krila... Ako živiš onako kako vjeruješ, nikada nećeš postati rob... Naći ćeš sebe svaki put kada kreneš u potragu za istinom...  Shvatit ćeš život onog trena kada shvatiš cvijet... Ako svoje srce budeš držao toplim, nećeš ni goriti... Zapravo, ti si jedna knjiga, ako znaš kako trebaš čitati...“

www.rejhan.net

Ja, Kjo Eshte Jeta

Yazılarımdan bir seçme yapılıp Arnavutçaya çevrildi ve yayınlandı.